antony hopkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antony hopkins etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2014 Pazartesi

"Nuh" Bir Felaket Filmi... Ya da Felaket Bir Film???

Geçen sene öğrencilerimle sohbet ederken konu yine filmlere geldi. (Ya da biz yine oraya getirdik bilemiyorum.) Hafta sonu sinemaya gitmişler. “Noah” filmine. Ama hiç beğenmemişler. O yüzden tavsiye etmediler. Sebeplerini de açıkladılar ama tam olarak anlatamadılar. Ben de izlemedim.

Sonra dün sinema kanallarında görünce hadi izleyelim dedik. Imdb puanının çok düşük olması bizi biraz düşündürdü tabi ama işte... N'apalım, yaptık bir hata.

Özet
2014 yapımı “Noah” (Nuh: Büyük Tufan) adlı film fantastik türde. Hikayeye göre Yaratan, çok eski zamanlardan beri insanlara sınırsız imkanlar tanımış. Ama insanlar bunun kıymetini bilmemişler ve küfre düşmüşler. Çamura ve günaha batmayan kimse kalmamış. Bunun üzerine Yaratan, bir elçi seçmiş ve bir felaketin geleceğini bildirmiş. Suyla gelecek bir felaket. Seçtiği elçi Noah'a da bir gemi yapmasını ve o gemiye sadece masumları almasını söylemiş. Noah da ailesiyle birlikte gemiyi yapmış ve gemiye sadece ve sadece masumların alınacağına kanaat getirmiş. Yani hayvanların. İnsanların değil. İşte işler bu noktada karışmaya başlamış.

Künye
Hikayede tanıdık isim çok Russlle Crowe, Antony Hopkins ve Emma Watson hemen göze çarpan isimler. Filmin yönetmeni ise Darren Aronofsky. Ben beyefendinin çoğu filmini çok beğenirim. Mesela "Requiem For a Dream" adlı film, hayatımda en çok etkilendiğim filmlerden biridir. Ama bu film,..........

Yorum
Yorumlara geçmeden önce şöyle bir kaç bilgi vereyim.
1) Nuh Tufanı, “Tufan Miti” adı altında hemen hemen her mitolojide bulunmaktadır. Hint, Sümer, Mısır ve devamında Hak dinler... Aşağı yukarı hepsinde de hikaye aynıdır. Tufan, gemi, bir erkek bir dişi olmak üzere hayvanlar...

2) Hıristyanlar bu tufanın küresel olduğunu iddia etseler de Kur'an-ı Kerim malum olayın kısmii bir felaket olduğunu anlatır. Kur'an'da ayrıca 1000 yıldan uzun yaşayan Nuh Peygamberin 40 yıl boyunca gemiyle uğraştığı; yine de kimsenin O'na inanmadığı; kazanın kaynaması ve geminin hareket etmesiyle ilgili teknik hadisesi, Nuh'un kendi oğlu yüzünden hataya düşmesi vb. konularda çok detaylı bilgiler de verilmektedir. Merak edenler “Nuh Kıssası” başlığı altında çok derin bilgilere ulaşabilirler.

Gelelim filmle ilgili yorumlara. Tufan mitini kaç yerde okudum ve inceledim. Hiç bu kadar saçmasına rastlamadım. Senaryoya dini açıdan bakmayı bırakın, efsanevi açıdan bile baksanız çok saçma ve yersizdi. Hatta şöyle söyleyeyim Ben daha bu kadar kafası karışık bir mitolojik kahraman görmedim.

Filme tarihi ya da dini ya da mitolojik açıdan; ne açıdan bakarsanız bakın anlamsız. Tek olay: görsel efektlerin dibine vurmuşlar. Tek olay o.

Vallahi hiç kusura bakmasınlar. Hiç beğenmedim. Yine de izleyip izlememek size kalmış.


Hayata İyi Seyirler...

5 Aralık 2012 Çarşamba

"İhtiras Rüzgarları" Essin Mi???

“Brad Pitt'i ilk nereden hatırlıyorsunuz?” diye sorsam, eminim bir çok kişi “İhtiras Rüzgarları”ndan (Legends of The Fall) hatırladığını söyler. Çünkü bu film, beyefendinin yıldızının parlamaya başladığı ilk filmlerden.

1994 yapımı İhtiras Rüzgarları'na bir bakalım. William Lodlow, emekli bir albaydır. Çeşitli sebeplerden dolayı hükümete kızgın ve küskündür. Yerlilerden (kızılderililer) oluşan birkaç çalışan ve üç oğlu ile birlikte bir sığır çiftliğinde yaşamaktadır. Oğlanların en büyüğü olan Albert, şehir hayatına alışık, vatana millete faydalı, efendi biridir. Ortanca olan Tristan (Brad Pitt) ise agresif ve asi bir tabiata sahiptir. Arasında büyüdüğü yerlilerin dinginlik özelliklerinden pek nasibini alamamış bir kişiliktir. Herşeye rağmen babasının gözdesidir. Küçük oğlan Samuel ise iki abisi tarafından korunup kollanarak büyümüş, hayatın zorluklarından pek haberi olmayan biridir. Bu üç genç kardeşin hayatları, Samuel'in eve bir gelin adayı getirmesiyle kabusa dönecektir. Zira kardeşlerin üçü de aynı kadına aşık olacaktır.

Filmde baba rolünü Antony Hopkins oynuyor. Beyefendi bize “oyunculuk dediğin böyle olur” dedirtiyor. Filmin esas kızı Julia Ormond iken, filmin yönetmen koltuğunda “Aşık Shakespeare” (Shakespeare in Love) ın yapımcısı Edward Zwick oturuyor.

Bu unutulmaz klasiği daha önce izlemediyseniz, şimdi izleyin. Brad Pitt'in oyunculuğunun gençliğinde de ne kadar güçlü olduğunu görün.

Hayata İyi Seyirler...