aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aile etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2017 Pazar

"Arabalar 3" Çıktı Nihayet...

Çıkacak mı, çıktı mı, çıkıyor mu derken nihayet çıktı Arabalar 3... Lafı fazla uzatmadan filmin konusuna geçeceğim. (Lafı en son uzatacağım da...)

cars 3 ile ilgili görsel sonucuÖZET
2017 yapımı "Arabalar 3" yine animasyon türünde. Hikayeye göre McQueen ileri yaşına rağmen hala şampiyon bir yarışçıdır. Taaaa ki o güne kadar... O gün yine bir yarış esnasında her şey yolundayken ve McQueen tam şampiyon olacakken hiç beklenmedik bir anda arkadan gelen son teknoloji, havalı ve genç araba Jackson Storm McQueen'i sollayıp geçer ve birinci olur. McQueen şoke olur. Sonraki yarışlarda bu genç yarışçıyı geçmek için ne kadar çabalasa işe yaramaz. Bir gün bir yarışta çok hırs yapar. Kendini hala genç zanneden orta yaşlı yarışçı kontrolsüzce hızlanır ve o anda tıpkı Muhteşem Hudson Hornet gibi korkunç bir kaza yapar ve fena halde dağılır. McQueen'in kendine gelmesi aylar alır. Ama sonunda bir karar vermek zorunda kalır. Ya Hornet gibi dışlanacak ve Radyatör kasabasına çekilecek; ya da yeni teknolojilere adapte olacak ve kaldığı yerden devam edecektir. 

KÜNYE
Boş verin künyeyi bu seferlik. 

YORUM
Gelelim filmin kendisine. Animasyon filmler ağızlarıyla kuş tutsa da 7.5/10 reytingi geçemiyor. Ama film eğer sıra dışı bir filmse gişede hasılat rekorları kırıyor. (Zaten bu yüzden tüm şirketler canla başla animasyon çekiyorlar ya) Bu film de öyle. Imdb puanı 7.4 gibi bir şey.

Ama eminim yaz tatili boyunca tüm dünyada on milyonlarca erkek çocuk ve ailesi bu filmi sinemalarda bilet alarak izleyecek. Daha da önemlisi çılgınca oyuncak satılacak. Figürler, etiketler, çantalar, ayakkabılar, çoraplar her şey ama her şey McQueenli olacak. 3-8 yaş arası tüm çocuklar Mcqueen'in insan formatında dolanacak. Diyeceğimi sandınız değil mi?

Hayır bilemediniz! Bu sefer işler başka. Bu defa öyle olmayacak. Biz de geçmiştik ilk iki filmde aynı yoldan. İki oğlum var ve aynı tarif ettiğim gibiydik. Sinemalarda yer bulamıyorduk. Oyuncakların her figürünü siparişle getirtiyorduk. 

Ama bu filmi beğenmediler işte. Sinema salonundan çıkar çıkmaz unuttular. Zaten salon da bomboştu. Sadece üç aile vardı. Yani 6 yetişkin, 5 çocuk izledi filmi. Daha da doğrusu o beş çocuktan sadece üçü izledi filmi. 

Neden biliyor musunuz? Çünkü o yaş grubu büyüdü. Mesela benim 2008'li olan büyük oğlum. Arabalar'ı (2006 çıkışlıdır) ilk izlediğinde büyülenmişti. Her şeyimiz McQueen'liydi. Ama sonra her şeyimiz Örümcek Adam'lı olmaya başladı. Ve şimdi de her şeyimiz Messi'li. Yani o yaş grubu büyüdü. Artık Mcqueen'e bakmazlar. 

Peki 2010 sonrası doğanlar? Onlara figür mü yok? Angry Birds, Minionlar, Şirinler, Örümcek Adamlar... Kapış kapış gidiyor.

Sizin anlayacağınız; Arabalar 3 gecikti. Geç kaldı. Araya bir sürü şey girdi. 

İşte bu yüzden hiç kusura bakmasınlar ama yapımcılar hedefledikleri hasılatlara ulaşamayacaklar. 

Ha peki filmi izleyelim mi? İzleyin tabi. Ama evde. Televizyonlar gösterince.Sinemaya gitmeye gerek yok. Oyuncak mı? Koca filmde alınmaya değer bir tane oyuncak vardı elbet. E onu da filmi izleyince anlayacaksınız zaten.

Hayata İyi Seyirler...

21 Nisan 2017 Cuma

"PATRON BEBEK" BU SENENİN İLK ANİMASYONU...

İki hafta önce izlediğim animasyon filmi iki hafta sonra yazabiliyorum. Artık izlemeyen kalmadı. Size hava atacak değilim. Sadece filmle ilgili yorum yazabilmek için yazıyorum. Başlayalım efendim...

ÖZET

2017 yapımı “Patron Bebek” (The Boss Baby) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Tim, mutlu bir ailenin biricik oğludur. Tim'in anne ve babası tüm zamanlarını Tim'e vermektedirler. Henüz 7-8 yaşlarında olan Tim kendini adeta dünyanın en şanslı çocuğu gibi hissetmektedir. Ancak bir gün Tim'e bir erkek kardeş gelir ve resmen büyü bozulur. Tim'in anne ve babası tüm zamanlarını ve enerjilerini bebeğe vermeye başlarlar. Bu durum asla Tim'in kaldırabileceği bir durum değildir. Tim sürekli olarak bebekten rahatsız olduğunu -daha doğrusu bebekte bir anormal olduğunu- dile getirse de bir türlü ailesini inandıramaz. Ta ki bir gece bebeğin -ya bebek görünümlü iş adamının- gizlice yaptığı telefon konuşmasına şahit olana kadar...

KÜNYE
Filmde bol miktarda ünlü isim, karakterlere seslerini hediye etmiş. Ama saymaya gerek yok. Malum biz Türkçe Dublaj seyrediyoruz.

YORUM
Film eğlenceli bir animasyon. Çok patlak espri ögelerine de sahip. Ama yeterince komik değil. Filmdeki espri miktarı biraz daha köpürtülebilirdi. Hele bir de Türkçe dublajda bir kaç esprinin daha gümbürtüye gitmesiyle iyice azalmış komik sahne sayısı.

Filmdeki mantık hatalarını görmemek de aptalca olur tabi. Takım elbiseli ve evrak çantalı bebeğin anne babasının bu durumu göz ardı etmesi falan... Olmuyor yani...

Ama bütüne bakıldığında güzel bir giriş, güzel bir gelişme ve tatmin edici bir mutlu son görmek güzel tabi.

Demem o ki izleyin. Hatta mümkünse sinemada. Yalnız film 3D haberiniz olsun. Küçük çocuğunuzu götürmeden önce iyice düşünün. Yoksa benim gibi en arka sıradaki merdivende oturarak izlemek zorunda kalırsınız.


Hayata İyi Seyirler...

12 Nisan 2017 Çarşamba

"Alice Hariakalar Diyarında" İki Film...

Yine çocuk filmi mi yetişkin filmi mi karar veremediğim bir filmden bahsetmek istiyorum size. Bir film serisi daha doğrusu... Daha iki tanesi çekildi ama eminim er ya da geç devamı gelir...

ALİCE HARİKALAR DİYARINDA (2010)alice in wonderland the movie ile ilgili görsel sonucu
2010 yapımı “Alice Harikalar Diyarında” (Alice in Wonderland) adlı film fantastik türde. Hikayeye göre Alice 19 yaşında genç bir kızdır. Soylu bir ailenin sarışın güzel kızı olduğu için de fark edilmesi uzun sürmez.  Bir gün Alice annesiyle birlikte büyük bir davete katılır. Genç Alice bu davette emrivakilerden kaçmaya çalışırken bahçede zıplayıp duran bir tavşan olduğunu ve tavşanın bir delikten içeri girdiğini görür. Tavşanın girdiği deliğe doğru ve coşkuyla yaklaşınca birden olanlar olur ve o efsanevi hikaye başlamış olur. Alice, kızıl kraliçeyle ilgili eski bir meseleyi halletmek için geçmişe yolculuk yapmak zorunda kalacaktır...


ALİCE HARİKALAR DİYARINDA: AYNANIN İÇİNDEN (2016)
looking through the glass alice ile ilgili görsel sonucu
2016 yapımı film diğerinin devam filmi. Tavşan deliği Alice'e yaramıştır. Büyük maceralara atılma konusunda epeyce cesaret kazanan Alice, büyük bir geminin kaptanı olarak dünyayı dolaşmıştır. O artık kendi kararlarını alabilen olgun kişilikli bir genç kadın olmuştur. Yine bir gün Alice kendi özel meseleleriyle uğraşırken aynanın diğer tarafından bir sinyal alır. Genç hanım bu kez yardım için çağrılmaktadır. Zira Şapkacı ölmek üzeredir ve O'na Alice'ten başka kimse yardım edememektedir...

KÜNYE
Her iki filmde de temel olarak aynı karakterleri görüyoruz. Alice rolünde Mia Wasikowska, şapkacı rolünde Johnny Depp'i, Beyaz Kraliçe rolünde Anna Hathaway'i, Kızıl Kraliçe rolünde Helena Bonham Carter vb. İlk filmin yönetmen koltuğunda ise çılgın yönetmen Tim Burton'ı görüyoruz. İkinci filmde ise yönetmen koltuğunda James Bobin oturuyor. Kendisini Puppets'ın yönetmenliğinden tanıyoruz. 

YORUM
Filmin senaryoları bence yetişkinler için. Ya da dahi çocuklar için...

Diğer taraftan işleniş, müzikler, kostümler ve efektler çocuklar için fazla iyi. Bu kadar emeğe değer miydi bilemiyorum. Ama Tim Burton sever. Onu da biliyoruz yani...

Filmlerin kötü yanı bence şu. Alice'in özel hayatına fazlaca yer veriliyor. Belki de Alice tavşan deliğinde yada aynanın diğer tarafında daha uzun süre kalsa daha iyi olurdu. Böylece Şapkacıyla, Beyaz Kraliçeyle ve diğerleriyle daha fazla tanışmış olurduk.

Daha da ilginci Alice diğer tarafa gider gitmez bu tarafı unutuyor. Alice'in hayatıyla bu tarafın hiç bağlantısı yok gibi. Gerçek hayatına geri dönmeye çalışmıyor. Orada kalmaya da çalışmıyor. Alice diğer taraftakileri umursuyor ve onların sorunlarını karşılıksız çözmeye çalışıyor. Ama diğer taraftakiler Alice'i tanımıyorlar bile. Sen nasılsın bile demiyorlar. Alice'i sadece seviyorlar. Yani aslında bayağı benciller. Ne ilginç değil mi?

Bu sebeple yarım kalan bir şeyler var. Ama bu boşluğu çocuklar görmez; göremez. O yüzden diyorum ya zaten. Ne çocuk filmi; ne de etişkin filmi. Arada derede bir şey işte. Eğer daha önce “Tale of Tales, Muhteşem ve Kudretli Oz” gibi filmleri izleyip beğendiyseniz; bunu da beğenirsiniz.


Hayata İyi Seyirler...

24 Şubat 2017 Cuma

"Kızgın Kuşlar Filmi" Önce Oyundu, Sonra Film Oldu...

Angry Birds filmini izlediniz mi? Ben izledim. Hem de bir haftada 17 kere. Anlatayım efendim...

angry birds movie ile ilgili görsel sonucuÖZET 
2016 yapımı “The Angry Birds Movie” adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Red, son derece asabi ve geçimsiz bir kuştur. Onun bu durumu, mutluluk ve huzur dolu kuş dünyasında çok garip karşılanmasına ve hatta itilip sünülmesine yol açmıştır. Red'in en son girdiği iş, pasta kuryeciliği ve palyaçoluk işidir. Ancak Red, parasını ödemeyen müşterinin suratına pasta fırlattığı için mahkemeye sevk edilir. Bir de üstüne mahkemedeki hakimin kısa boyuyla dalga geçince hakim Red'e korkunç bir ceza verir: Öfke Kontrol Terapisi. Red'e göre bundan daha ağır bir ceza olamaz. Ama Red'in bundan kaçışı yoktur. Grup terapilere başlayan Red'in hayatında artık kendisi gibi sorunlu tipler olacaktır. Mesela Chuck gibi, mesela Bomba gibi. Ve mesela Terso gibi. Dahası, Red başta bu tiplerden hiç hoşlanmasa da, sonra onlarla çok büyük işler başaracaktır...

KÜNYE
Filmde karakterleri çok ünlü isimler seslendiriyor. Ve filmde çok ünlü şarkıcıların çok ünlü şarkıları yer alıyor. Tıpkı “Mega Zeka”daki gibi Ozzy Ozbourne'lar, Scorpion'lar, I will survive'lar havalarda uçuşuyor.

YORUM
Film muhteşem. Son zamanlarda izlediğim en iyi animasyon. Pırıl pırıl. Tertemiz. Renkler çok iyi kullanılmış ve bu sayede gözü hiç yormuyor. Senaryo muhteşem. Detaylı espriler ve küçük göndermeler filmin her yerine serpiştirilmiş. Hele X-Men'lere ve Avengers'lara hakimseniz film daha da anlam kazanıyor. Anlamsız bir oyundan anlamlı bir filme muhteşem bir geçiş olmuş. Mutlaka izleyin. Zaten sonra defalarca izlemek isteyeceksiniz. Buna emin olun.


Hayata İyi Seyirler...

23 Şubat 2017 Perşembe

"Zootropolis" Güzel Bir Animasyon...

Çocuklarım için animasyon film ararken 2017 Oscar adayı “Zootropolis”i buldum. Ben de izledim tabi. Hemen size filmi anlatayım.

zootropolis ile ilgili görsel sonucuÖZET
2016 yapımı Zootropolis adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre hayvanlar ilkel çağları geride bırakıp barış ilan etmiştir. Artık vahşiler diğerlerine saldırmamakta herkes sonsuz güven içerisinde kardeşçe yaşamaktadır. Böyle bir dünyanın küçük ve mutlu bir kasabasında küçük bir tavşan yaşamaktadır. Küçük tavşan Judy'nin en büyük hayali büyüyünce polis olmaktır. Judy bu amaca ulaşmak için yıllarca çalışır ve sonunda başarır. Böylece ilk tavşan polis olarak mega kent Zootropolis'e atanır. Ancak taşralı küçük bir tavşan için mega kentte polislik yapmak hiç de kolay olmayacaktır.

KÜNYE
Film animasyon türünde olduğundan cast çok önemli değil. Ama Zootropolis'in ünlü kadı şarkıcısı Gazelle'yi Shakira'nın seslendirdiğini söylemeden geçemeyeceğim. Türkçe dublajda da Cem Yılmaz'ın sesini kurnaz tilki Nick'in ağzından duyuyoruz.

gazelle zootropolis ile ilgili görsel sonucuYORUM
Film güzel. Çok büyük bir senaryo değil. Ama hoş bir polisiye macera. Fazla özgün bir şey yok yani.

Filmdeki en özgün ve en şahane sahne tembel hayvanların olduğu sahne. O sahneyi bin kere izleyebilirim.

Ha peki izlenir mi? İzlenir tabi. Hatta ikincisi bile çekilir. Oscar'ı kucaklayabileceğini hiç sanmıyordum ama aldı. Daha iyisi olmadığı için tabi:))) İzleyin bakalım siz ne diyeceksiniz?


Hayata İyi Seyirler...

28 Aralık 2016 Çarşamba

"Buz Devri" Seri Kötüleşmeye Devam Ediyor...

Hafta sonu çocukları oyalamak -tabi dışarısı soğuksa- çok zor... Hadi diyelim ki bir çizgi film açtın ve film de kötü çıktıysa of of of... Bir daha mümkün değil sakinleşmiyorlar. İşte benim başıma böyle bir şey geldi. Size filmden bahsedeyim.

ÖZET
ice age 5 ile ilgili görsel sonucu2016 yapımı “Buz Devri: Büyük Çarpışma” (Ice Age: Collusion Course) adlı film serinin 5. filmi olarak yine animasyon türünde. Hikayeye göre mamut Manny ve Elie'nin kızları Şeftali erkek arkadaşıyla evlenmek üzeredir. Ancak anne ve baba mamutlar bu ayrılık için hiç de hazır değildirler. Manny bu duruma o kadar üzülmektedir ki evlenme yıl dönümlerini bile unutmuştur. Elie ise tüm dostlarının davetli olduğu sürpriz bir parti düzenlemiştir. Manny bu partiye hazırlıksız yakalanır. Tam “Ama ben hediye almadım ki” diyecekken birden havaifişekler patlamaya başlar. Önce herkes sevinç ve neşeye bürünür. Bu güzel hediye için herkes Manny'yi tebrik eder. Ancak hemen sonra bu ateş topları -yani meteorlar- dünyaya çarpmaya başlayınca herkes kaçacak delik arar. Manny ve ailesi ise bir kez daha kendilerini dinozorlar diyarında Buck'ın yanında bulur.

KÜNYE
Filmdeki isimler hep aynı. İlaveten bir tek damat var.

YORUM
Film çok kötüydü. Çok sıradandı. TRT ÇOCUK'ta hergün izlediğimiz seri animasyonlar bile daha güzel oluyor. Bu kadar sene aradan sonra bu kadar alelade bir senaryo olmamalı.

Hiç lafı uzatmaya gerek yok. Buz Devri serisi çok kötü devam etti. Umarım kendileri de bunun farkındadırlar.


Hayata İyi Seyirler...

6 Kasım 2016 Pazar

"Leylekler" Hem de Sinemada İzledim...

Haftasonu hava biraz soğuktu, malumunuz. Kapandık eve öğleye kadar. Baktık daha gün uzun ve çocukları evde oyalamak zor. “Haydi o zaman sinemaya gidelim” dedik. Hemen size bahsedeyim efendim.

storks ile ilgili görsel sonucuÖZET
2016 yapımı “Leylekler” (Storks) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Leylekler yüzyıllar boyunca bebek getirmişlerdir. Ancak bir gün bir kaza sonucu bebeklerden birinin adresi kaybolur ve bebek elde kalıverir. Öksüz bebek 18 yaşına kadar leylekler tarafından büyütülür. Üstelik bu hiç de kolay olmamıştır. Bu sebeple leylekler artık bebek getirmek yerine kargoculuk işine girmişlerdir. Zira bu iş çok daha kolay ve risksizdir. Leylekler bu kargoculuk işinde oldukça iyidir. Özellikle Leylek Junior en başarılı kargocudur ve çok yakında terfi edecektir. Tek yapması gereken; 18 yaşına gelen özsüz Tulip'e kovulduğunu açıklamak olacaktır. Ancak vicdanının sesine yenilen Junior bunu başaramaz ve hayatının hatasını yapmış olur. Acaba Junior'un patron olma hayalleri suya mı düşmüştür???

KÜNYE
Filmde seslendirme yapanlar genellikle ünlü oyuncular tabi. Ama bahsetmeye gerek yok.

YORUM
Film bize hoşça vakit geçirtti. Ama öyle akılda kalıcı ya da bambaşka bir dünyanın kapılarını açan bir film değil. Sıradan bir animasyon işte. İzleyin, izletin. Ama çocuğunuza bebekdünyaya getirmeyle ilgili gerçekleri açıklamayı unutmayın.

Hayata İyi Seyirler...


P.S. Filmdeki kurt sürüsü şahane. Bana kalırsa kurt sürüsünün ayrıca filmi yapılmalı. :)))

14 Haziran 2016 Salı

"Minyonlar" Yaz Tatilinde Oruç Tutanlar İçin :)))

Ramazan ayı benim için film ayı. Tamam oruçtur, namazdır, okuyup yazmaktır falan da 20 saatlik oruç da ful ibadetle geçmiyor arkadaş. İşte o yüzden Ramazan ayı benim için film ayı.

Hani Hıristyanların tuttuğu 40 günlük  bir oruç var ya. Neyi seviyorsan ondan mahrum bırakıyorsun kendini 40 gün. İşte o oruç benim için daha zor olurdu. 40 gün yoğurt yememek, ya da 40 gün film izlememek ne demek. Allah bilmiş de beni müslüman ülkeye göndermiş :)))


İşte çocuk eğlemek adı altında oruç eğlemek için izlediğim filmlerden biri daha.

Özet
2015 yapımı "Minionlar" (Minions) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Minionlar dünyanın soğuk ve ücra köşelerinden bir yerinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Soylarını devam ettirebilmek içinse yardıma ihtiyaçları vardır. Yardım getirmek için üç kişi görevlendirilir. Kevin, Tom ve Carl. Peki bu küçük kahramanlar acaba görevi tamamlayabilecek midir? 

Künye
Filmin "Çılgın Hırsız: Başlangıç" niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz. Filmdeki tüm minionları aynı kişi seslendiriyor. Ancak serüvenin için dahil olan Scarlet ve Walter adlı karakterleri Sandra Bullock ve Michael Keaton seslendiriyorlar.

Yorum
Film çok şeker tabi. Esprili ve komik bir film. Bol miktarda da dokundurmalar var. Ama tabi çocukların onları anlamasının imkanı yok. O espriler büyükler için. 

Ancak filmin konusu çok sıradan. "Soyunu kurtarmak için seçilen üç kişilik tim" teması defalarca işlendi. Hepsinin de sonu aynıydı. Aradaki maceralara tav olursanız sevebilirsiniz. Size yepyeni bir dünyanın kapılarını açmıyor ama eğlendiriyor işte.

Peki izleyelim mi? Tabi ki izleyin. Çocuklarınıza da izletin. Ama beklentinizi biraz düşük tutun. En azından hayal kırıklığına uğramayın.

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Yeni hayat felsefem; minyonlar gibi olmak. Asla morali bozulmayan. Hayata kaldığı yerden devam eden türden :)))

20 Mayıs 2016 Cuma

"Hotel Transylvania 2" İzleyin...


Hotel Transylvania'nın ilk filmini daha önce anlatmıştım. İkincisini de merakla beklemiştim sinemada izleme fırsatı bulamamıştım. Geçen hafta nihayet izleme fırsatı buldum ve size de bahsetmek istiyorum.

Özet
2015 yapımı “Hotel Transylvania 2” animasyon türünde. Hikayeye göre Dracula'nın biricik kızı Mayvis, ilk aşkı Johnatan'la evlenmiş ve bir de bebek sahibi olmuştur. Sevgi ve şevkat psikopatı Dracula dede, biricik torununun üstüne titremektedir. Ancak bir sorun vardır. Çocuk, normaldir. Yani vampir değildir. İnsandır. Bildiğin, normal, sıradan, dümdüz, senin benim gibi insandır. Dracula dede bu duruma bir türlü anlam veremez. Bu sebeple çocuğun vampir olması için tüm arkadaşlarını ve otel personelini seferber edecektir.

Künye
Filmin orijinal seslendirmesinde tanıdık oyuncular var. Ben Stiller gibi. Selena Gomez gibi.

Yorum
Film ilki kadar iddialı değil. Hatta fazlasıyla sıradan. Ama bir 10 dakikalık yeri var ki eğitim sistemindeki küresel gerilemeye çok iyi dikkat çekmiş. Açıkçası bir öğretmen olarak en çok hoşuma giden sahneler o sahneler oldu.

Filme son 10-15 dakikada giren bir karakter var. Dank diye giren bir karakter. Bence filmin en başında o karakter mutlaka çalışılmalıydı. O kısım olmamış.

Peki izleyelim mi? Evet. Tabi. Sonuçta yine çok eğlenceli. Eminim çocuklarınız da çok beğenecek. Siz de çok beğeneceksiniz.

Hayata İyi Seyirler...

30 Mart 2016 Çarşamba

"Smokin" Jackie Chan Filmlerinin En Kötüsü...

Büyük oğlum Hot Fuzz'ı izlediğinden beri Hot Fuzz'ı izlemek istiyor. Tabi şiddet içerikli bir kaç sahnesi yüzünden o filmi izlemesini istemiyorum. Benim kontrolümde izlemesi lazım; o da benim işime gelmiyor.

Ben de bari başka bir aksiyon komedi bulayım dedim ve bir Jackie Chan filmi açtım. Anlatayım...

Özet
2002 yapımı “Smokin” (Tuxedo) adlı film aksiyon komedi türünde. Hikayeye göre Jimmy Tong taksi şoförüdür. Ama onu diğerlerinden ayıran bir özelliği vardır. Jimmy Tong yetiştirir. Tabi geliştirdiği yöntemler ve hileler sayesinde. Onun bu özelliği çok özel bir ajanın dikkatini çekmiştir. Bu özel ajan Clerk Delvin'e bir test yapar ve sonra da onu özel makam şoförü olarak işe alır. Bir gün özel ajan Clark Delvin iş üstündeyken bir patlama esnasında ağır yaralanır ve son nefesinde imdadına Jimmy Tong yetişir. Özel ajan gider ayak Jimmy Tong'a çok özel ve gizli bir bilgi verir ve hayatını kaybeder. Yarım kalan işi bitirmek ise Jimmy Tong'a düşecektir.

Künye
Filmde Jimmy Tong'ı Jackie Chan oynuyor. Biz onu hep karate yaptığı komik sahnelerden tanıyoruz. Oysa ki beyefendi çocuk yaştan itibaren çok disiplinli bir müzik eğitiminden de geçmiş. Onu da belirtmek lazım. Kimse durup dururken Jackie Chan olmuyor yani.

Yorum
Film bence Jackie Chan'in en vasat filmlerinden biri. Senaryo gereği giydiği o smokin ve ona kattığı süper güçler bile filmi renklendirmeye yetmemiş. Yine de izlemek isterseniz; siz bilirsiniz.


Hayata İyi Seyirler...

21 Mart 2016 Pazartesi

"Sindirella" Bir Peri Masalı...

Çocukluğumuzun masalı...

Özet
2015 yapımı "Cinderella" (Sindirella) adlı film fantastik türde. Hikaye bilindiği üzre Sindirella'nın anneciği apansız ölünce babası iki çocuklu dul bir kadınla evlenir. Sindirella'nın babası da apansız ölünce üvey anne kişilik değiştirir ve zavallı kızı kül kedisine çevirir. Çok uzatmaya gerek yok...

Künye
Filmde ünlü isimler var. Gençleri geçiyorum. Özellikle üvey anneyi oynayan Cate Blenchett çok başarılı. Kendisini çok sevmeme rağmen Helena Bohnam Carter'a İyilik Perisi rolünü yakıştıramadım. 

Yorum
Film En İyi Kostüm Dalında Oscar'a adaydı. Gerçekten de kızın elbisesi bulut gibiydi. Çok güzeldi. Film de çok güzeldi. Bence artık bir 20-30 sene Sindirella filmi çekilmez. Bir masal için ayet güzeldi yani.Çok emek çekilmiş. İzleyin. İzletin.

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Bu arada bu masaldaki bir mantık hatası çocukluğumdan beri beni kemiriyor. Gece saat 12.00'den herşey eski haline geri dönüyor da neden o cam ayakkabı eski haline dönmüyor??? Oh be içimde kalmadı; söyledim :)))

17 Şubat 2016 Çarşamba

"Küçük Prens" Kontrol Manyağı Annelere Gelsin...

Pek çok animasyon filmin, bilim kurgulardan daha yaratıcı; komedilerden daha komik ve belgesellerden daha öğretici olduğunu her zaman söylüyorum. Bu gidişle bunu söylemeye her zaman devam edeceğim.

Benim bu tezimi doğrulayan bir film daha izledim dün akşam. Size filmden bahsedeyim.

little prince the movie ile ilgili görsel sonucuÖzet
2015 yapımı “Küçük Prens” (The Little Prince) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Küçük bir kız, annesinin yoğun ve baskıcı yaşam planıyla büyümektedir. Yatma saati, kalkma saati, kurs saati, ders saati, yeme içme saati.... Zavallı kızcağız bir çocuktan çok bir robota dönüşmüştür. Derken küçük kızın annesi ani bir karar alır ve anne-kız başka bir eve taşınırlar. Gel zaman git zaman küçük kız, komşu evde yaşayan yaşlı dedeyle tanışır. Yaşlı adam kızın halini görünce ona acır ve Küçük Prens adlı masalın ilk sayfasını uçak yapıp kıza yollar. Kız hikayeyi okuyunca kayıtsız kalamaz ve devamını öğrenmek için yaşlı dedeyle tanışmaya gider. Yaşlı dedeyle küçük kızın hikayesi işte böyle başlar.

Künye
Filme sesini hediye etmiş bir çok ünlü var. James Franco, Jeff Bridges, Rachel McAdams, Marion Cottilard, vb... Filmin yönetmeni ise Mark Osborne. Beyefendi daha önce Kung Fu Panda'yı da yönetmişti ve aynı zamanda iki Oscar adaylığı var.

Yorum
Film animasyon türünde ama bence çocuklar için fazlasıyla ağır bir film. Zira iki ayrı hikaye paralel devam ediyor. Konu basit gibi dursa da dolu dolu bir anlatımı var. Ve ikisi de sonunda çözümleniyor. Diğer taraftan yetişkinler için çok güzel bir film.

Bence mutlaka izlenmeli. İlkokul çağındaki çocuklara da mutlaka izletilmeli.


Hayata İyi Seyirler...

11 Ağustos 2015 Salı

"Alexander ve.............." Hani Şu İsmi Uzun Olan Film...

Ütü nasıl sevilir?
1) Önce şık bir ütü masası alınır. (Hani şu ayakları topuklu ayakkabı şeklinde olanlardan falan...)
2) Sonra şöyle iyisinden bir ütü alınır (şöyle yanmaz yapışmazlardan falan)
3) Oturma odasına tesisat kurulur: (ütü suyu, elbise askıları falan...)
4) TV'den bir film açılır (komedi, romantik komedi falan...)
5) Hala sevemiyorsanız sayın, sövün (hakaret, küfür falan...)

Bu kadar şeyi niye anlattım? Aynı bu şekilde bir film izledim de ondan. Şu filme bir bakalım...

Özet
2014 yapımı "Alexander ve Felaket, Korkunç, Berbat, Çok Kötü Bir Gün" (Alexander And The Terrible, Horrbile, No Good, Very Bad Day) adlı film bir aile komedisi. Hikayeye göre Alex mutlu ve kalabalık bir ailenin üyesidir. Kendisi 12 yaşına girmek üzeredir ve tam bir ergen psikolojisindedir. Ona göre evdeki herkesin işleri tıkırındadır ve herkes çok mutludur. Ama kimse onu anlamamaktadır. Üstelik Alex'in her günü bir öncekinden daha problemli geçmektedir. Bu yüzden Alex doğum gününe bir gün kala "keşke birileri beni anlasa..." diye dua eder. Ertesi gün her şey bambaşka olacaktır. Çünkü o gün Alex için muhteşem geçecek ama diğer herkesin günü rezalete dönecektir. 

Künye
Filmde Alex'in anne ve babasını Jennifer Garner ve Steve Carrell oynuyorlar. Alex'i ise çocuk yıldız Ed Oxenboult canlandırıyor. 

Yorum
Film tam bir aile komedisi. Her yaştan çocuğunuzla birlikte güvenle izleyebileceğiniz bir hikaye. 

Senaryosu çok basit, kolay, akıcı. Sizi yormaz. Bilakis IQ'nuzu sıfırlar :)))

Ha ütüye gelince??? Sıfırlanmış bir IQ sayesinde ütüyle savaşacak psikolojiniz kalmaz. Böylece mutlu mutlu işinizi yaparsınız :)))

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Ben ütüyü severim. Sakın kızmayın... :)))

7 Ağustos 2015 Cuma

"Bitirim Karınca" Karıncalara İşkence Eden Çocuklar İçin...

Oğluma zorla izlettiğim sonra da her gün açmak zorunda kaldığım bir animasyon var. Hadi ona da bakalım...

Özet
2006 yapımı "Bitirim Karınca" (Ant Bully) animasyon türünde. Hikayeye göre Lucas mahalledeki çocuklar tarafından zorbalık görmektedir. Ama bunu kimseye söyleyememektedir. Ailesine bile. Bunun yerine kendisi ne zaman küçük olduğu için zorbalık görse, gider kendinde daha küçük olan karıncalara eziyet eder. Ta ki bir gün kendisi de bir karınca kadar küçülene kadar...

Künye
Filmin orijinalinde üç ünlü oyuncu seslendirme yapmış: Paul Giamatti, Nicholas Cage ve Julia Roberts.

Yorum
Film basit bir film. Köşebaşı olacak bir animasyon değil ama evde izlenmesi geren bir film. Özellikle sizin çocuklarınız da benim oğullarım gibi karıncalara eziyet etmekten büyük zevk duyuyorsa mutlaka izletmelisiniz :)))

Hayata İyi Seyirler...

"Afacan Dennis" Çocukluğumuzun Filmi...

Çocukluğumun filmlerinden birini yeniden keşfettim bugün... Hani şu yaramaz çocuğun hikayesi... Hani şu çizgi filmleri de olan film... :)))

Özet
1993 yapımı "Afacan Dennis" (Dennis The Manace)'tan bahsediyorum tabi ki. Hikayeye göre Dennis 5 yaşındadır ve cici ailesinin tek çocuğudur. Ama yaramazlıklarıyla bütün kasabalılara illallah dedirtmiştir. Özellikle de yan komşuları Bay Wilson'a.  Bay Wilson Dennis'ten ne kadar kaçsa da kurtulamamaktadır. Hele bir de Dennis'in annesi iş bulup çalışmaya başlayınca Dennis hepten Bay Wilson'ın başına kalacaktır...

Künye
Filmde Dennis'i Mason Gamble oynuyor ki beyefendiyi bir daha hiç yıldız bir projede göremedik. Bay Wilson'ı ise Walter Matthau oynuyor ki beyefendinin bence en şirin filmi bu.

Yorum
Çocukken çok eğlenerek izlediğim filmdi. Ama şimdi beğenmedim tabi. Ve ne yazık ki zamane çocuğu diyebileceğim 7 yaşındaki oğlum da pek tutmadı. Malum şimdikilere bir şey beğendirmek zor. Biz zamanında yutmuşuz ama bunlarla işimiz var.

Hayata İyi Seyirler...

2 Ağustos 2015 Pazar

"Zamanda Yolculuk" Bu İş Artık Animasyonlara da Girdi Ya...

Gören de oğlumun TV karşısından kalkmadığını sanacak ama size bir sır vereyim mi? Ben aslında o animasyonları kendim için açıyorum :)))


Hadi size bir tane daha...

Özet
2013 yapımı "Zamanda Yolculuk" (Saving Santa) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Bernard, Noel Baba'nın geyiklerinin bakıcısı olarak çalışan elftir. Ama -nasıl oluyorsa- dahi bir mucittir ve müthiş bir makine icat etmiştir. İnsanların kaybetmiş oldukları Noel heyecanını geri kazanmalarını sağlamak amacıyla yapılmış bir hatıra makinesi. Bernard, icat ettiği makinesinin tanıtımını muhteşem bir şekilde yapar. Ama ne yazık ki bu makine pek itibar görmez. Umutsuzluğa kapılan Bernard evinin yolunu tutarken çok kötü bir şey olur ve Noel Baba kötü adamlar tarafından kaçırılır. Noel Baba'yı kurtarmak ise bizim tuvalet bekçisi Bernard'a düşecektir. 

Künye
Filmde Bernard'ı Martin Freeman seslendiriyor. Yani bizim şu Hobit filminin baş aktörünü oynayan adam.

Yorum
Film hoş bir film. (Artık) sıradanlaşmış zamanda yolculuk yöntemiyle ilerleyen ve çözülen bir film. Tabi çocuğunuz sevebilir. Hem kız çocuklarına hem de erkek çocuklarına hitap edebilecek bir film. Hiç ama hiç bir işiniz yoksa size bile hitap edebilir.

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Zaman makinesi değil de şu ışınlama makinesini bulan için çok dua edeceğim. Zira seyahat / yolculuk hiç sevmem... :)))

"Yaman Tilki" Animasyonlara Devam...

Yaz tatili gireli gelmiş geçmiş bütün animasyonlara tekrar attığımız gibi yenilerini de keşfediyoruz. İşte onlardan biri...

Özet
2009 yapımı "Yaman Tilki" (Fantastic Mr. Fox) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Bay Tilki, hırsızlığıyla ünlüdür. Daha da önemlisi yakalanmamasıyla ünlüdür. Zaman içerisinde Bay Tilki, kendisi gibi hırsız olan muhteşem bir Bayan Tilki bulur ve evlenir. Tam bu sıralarda iş üstündeyken yakalanır ve hırsızlıktan men edilir. Çok sevdiği hırsızlıktan vazgeçmek ve gazetecilik yapmak zorunda kalır. Ama monoton iş hayatı ve aynı monotonluktaki aile hayatı Bay Tilki'yi fena bunaltır. Eski günlerini özleyen Bay Tilki, yeniden hırsızlığa soyunur. Tabi bunun bedelini ağır ödeyecektir. 

Künye
Filmin orijinal seslendirmesinde Bay Tilki'yi George Clooney ve Bayan Tilki'yi de Meryl Streep yer alıyor.

Yorum
Filmin senaryosu İnanılmaz Aile'ye çok benziyor. Ama çekim teknikleri ve animasyonlar hiç bir filme benzemiyor. Filmcilik adına izlenebilir belki ama İnanılmaz Aile'yi izlediyseniz size katacağı fazla bir şey yok.

Hayata İyi Seyirler...

28 Temmuz 2015 Salı

"Ters Yüz" Bu Yazın En Dahiyane Animasyonu...

Büyük oğluma tatilde sinema ve patlamış mısır sözü vermiştim. Dün sözümü tuttum ve onu sinemaya götürdüm. Hadi bu yaza damgasını vuracak olan şu filme bir bakalım...

öfke - korku - neşe - tiksinti - üzüntü 
Özet
2015 yapımı "Ters Yüz" (Inside Out) adlı film animasyon türünde. Hikayeye göre Riley yeni doğmuş bir kız bebektir. Ve o doğar doğmaz beş temel duygusu da oluşuverir: Neşe, Korku, Tiksinti, Öfke ve Üzüntü. Mutlu bir ailede büyüyen Riley için hayat güzel ve kolaydır. Çünkü duygu takımının kaptanı Neşe'dir ve Neşe her zaman iş başındadır. Ancak ne zaman ki Riley'in ailesi Riley 11 yaşına girince başka bir şehre taşınır; işte o zaman Neşe kontrolü elden kaçırır.



Künye

Bence filmde künyelere pek ihtiyaç yok. Ama çok parlatıldığı için söylüyorum: Üzüntü'yü Gupse Özay seslendiriyor. 

Yorum
Film 7 yaşındaki oğlum için biraz zor bir filmdi. Tüm esprileri ve senaryonun bütününü anlaması için bir iki kez daha izlemesi gerekecek. 

Ama bence çok güzel bir film. Dahice... Bence mutlaka izleyin.


Hayata İyi Seyirler...

19 Temmuz 2015 Pazar

"Malefiz" Çocuklar ve Büyümeyen Çocuklar İçin...

Gişede yapımcısına iyi kazandırmış ama beğenileri orta karar kalmış bir film izledim dün portalda. Hadi filme bir bakalım...

Özet
2014 yapımı "Malefiz" (Maleficient) adlı film fantastik türde. Hikayeye göre Malefiz perili bir doğada yaşayan cici bir peri kızıdır. Günlerini sırtındaki kocaman kanatlarıyla bütün gün oradan oraya uçup neşe saçarak geçirmektedir. Ormandaki herkes gibi o da mutlu mesut yaşayıp gitmektedir. Bir gün Malefiz, insan köyünden bir insanın perili köyde hırsızlık yaptığını duyar ve durumu anlamak için hırsızla tanışmaya gider. Hırsızın genç bir çocuk olduğunu gören küçük perimiz, genç çocuğa sırılsıklam aşık olur. Ancak zavallı ve saf Malefiz, bu aşkın bedelini çok ağır ödeyecektir. 

Künye
Filme Malefiz'i benim hayranı olduğum Angelina Jolie oynuyor. Bir de yanında simaen tanıdığımız bir kaç genç oyuncu. 

Yorum
Öyle zannediyorum ki "Oz Büyücüsü" gibi "Alice Harikalar Dünyasında" yani "Malefiz" gibi filmler iyi gişe yapıyor ve bu yüzden de bu lezzetteki filmlerin devamı gelecektir. Hele bir de kostümde Oscar'a aday oldu; tamamdır yani...

Peki güzel mi? Yani güzel. Ama çocuk filmi mi, yetişkin filmi mi bir türlü anlayamadığım türden. Yedi yaşındaki oğlum ve ben severek izledik. Hem de üst üste iki kere izledik. Bir daha çıksa yine izlerim. E siz de izleyin işte. Karar veremedim...

Hayata İyi Seyirler...

7 Temmuz 2015 Salı

"6 Süper Kahraman" Herşey Çocuklarımız İçin...

Yaz tatilinde çocuklar için... Ve isterseniz sizin için

Özet
2014 yapımı "6 Süper Kahraman" (Big Hero 6) adlı film, animasyon türünde. Hikayeye göre Hiro, henüz liseye giden vurdumduymaz bir dahidir. Muhteşem robotlar icat etmekte ve robot dövüşlerinde para kazanmaktan başka düşündüğü bir şey yoktur. Neyse ki Hiro'nun abisi de tıpkı Hiro gibi bir mucittir. Üstelik aklı başında ve efendi bir üniversite öğrencisi olarak. Abisi bir gün Hiro'yu kampüsteki laboratuvara gezmeye götürür. İşte Hiro'nun hayatı ve hayat amacı o laboratuvarda değişecektir.

Yorum
Film tabi ki çocukların çok seveceği türden bir film. Hatta biz yetişkinler için bile ilham verici pek çok sahnesi var. Bence izleyin. Hem de çocuğunuzla birlikte. Çocuğunuz eğlensin, siz de dinlenin.

Hayata İyi Seyirler...