chris pine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chris pine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2016 Pazartesi

"Zor Saatler" Fırtınada Denize Açılmak...

Ben artık bu imdb'ye güvenemiyorum. 6.8 reytingli bir film izledim ama bana kalırsa 7.5'i hak ediyordu. Anlatayım efendim.

ÖZET
the finest hours ile ilgili görsel sonucu
Bernie
2016 yapımı “Zor Saatler” (The Finest Hours) adlı film dram türünde. Olay Amerika'nın kuzey doğu eyaletlerinden Massachusetts'te geçmektedir. Hikayeye göre Bernie sahil güvenlikte çalışan bir kaptandır. Ama ezik herifin tekidir. Bir gün, soğuk bir şubat günü sahil güvenliğe bir yardım çağrısı gelir. Çağrı, kıyının açıklarındaki bir petrol tankerinden gelmektedir. Zira tanker fırtınada ikiye bölünmüştür ve bir yarısı anında batmıştır. Diğer yanı ise bir kaç saat içinde batacaktır. Geminin akıllı ama sevimsiz teknisyeni Ray gemiyi biraz daha su üstünde tutabilmek için bir plan yapar ve tayfayı da işe koşar . Bu sırada bizim ezik kaptan Bernie de kurtarma botuna binip fırtınanın gözüne doğru yola çıkar. İşte bundan sonrasına bakalım. Kim öleeee, kim kala...

Künye
Filmde Kaptan Bernie'yi Chris Pine oynuyor. Teknisyen Ray'i ise Casey Affleck canlandırıyor.

Yorum
Bence film defalarca izlenesi bir film. Filmin görüntü yönetmenini tebrik ediyorum. Gerçekten o şeylerin hepsini iliklerime kadar hissettim. Sanki o buz gibi okyanusta ben de battım, çıktım, üşüdüm, düştüm, kafamı çarptım, boğuldum, nefessiz kaldım...
the finest hours ile ilgili görsel sonucu 
Chris Pine'ın mimiklere izin vermeyen bir kaş göz yapısı var. Çok keskin hatlı olması sebebiyle olabilir. Ancak beyefendi bu filmde daha ziyade jestleriyle götürmüş.

Filmin müzikleri bir harika. Özellikle final müziği “Haul Away Joe” ya bayıldım. Meşhur bir denizci şarkısı olan Haul Away Joe şarkısı, Kadoline adlı grup tarafından coverlanmış ve muhteşem olmuş. Bayıldım bayıldım.

Filmin sonunda Haul Away Joe şarkısı eşliğinde olayın gerçek görüntüleri veriliyor. Gerçek adamlar ve gerçek resimler. İşte o zaman olayın vehameti daha iyi anlaşılıyor. İşte şarkının linki...
https://www.youtube.com/watch?v=p26urHC08Gk

Kısacası filmi yürekten tavsiye ediyorum. İzleyin, ağlayın ama umudu elden bırakmayın.


Hayata İyi Seyirler...

P.S. Bence filmin yıldızı chris pine değil, Casey Afflack...

"Star Trek: Beyond" Sevenleri Anladı Bile...

Star Trek serisinin son halkası bir kaç ay önce eklendi. Hadi bakalım...

ÖZET
star trek beyond ile ilgili görsel sonucu2016 yapımı “Star Trek: Beyond” adlı film her zamanki gibi bilim kurgu ve macera türünde. Macera geçen filmde kaldığı yerden devam ediyor. Hikayeye göre keşif gemisi Atılgan ve mürettebatı 3 yıldır uzayda keşifler yapmaya devam etmektedir. Ancak görev süresinin bitmesine daha iki yıl vardır ve herkes patlamak üzeredir. En başta da Atılgan'ın çılgın kaptanı James Kirk. Kaptan Kirk keşif derken macera anladığı için uzayda boş boş dolaşmak Kirk'ü bunalıma sürüklemiştir. Derken Atılgan, farklı bir ırktan bir yardım çağrısı alır ve Kaptan Kirk federasyonun da izniyle resmen kurtarma görevinin üstüne atlar. İşte bu görev Atılgan için sonun başlangıcı olacaktır.

KÜNYE
Filmdeki tüm isimler geçen filmle aynı.

YORUM
Film bu sefer tam olmamış. Geçen filmdeki “My name is Khan” etkisi bu filmde yok. Hatta bu film geçen filme bakıldığında epeyce zayıf. Sanki TV series şeklindeki bir dizinin sıradan bir sayısı gibi. Tabi bu yönetmenden değil senaryodan kaynaklanıyor.

Ama yönetmeni tebrik etmek lazım. 10 dakika kadar süren tuzak sahnesi gerçekten çok çok iyiydi. 

İzlenir mi? İzlenir. Ama beklentilerinizi düşük tutun. Sonra hayal kırıklığına uğramayın.

Hayata İyi Seyirler...


P.S. Bana kalırsa filmin yıldızı hala “Işınla bizi Scotty” ve “Çok gıcıksın Spike”... 

20 Mayıs 2016 Cuma

"Zekeriya'nın Z'si"

Sadece üç oyuncunun oynadığı bir film izledim. Afişte görünen üç kişi :)

Size filmden bahsedeyim.

Özet
2015 yapımı “Z for Zachariah” (Zekeriya'nın Z'si) çokça dram azca bilim kurgu türünde. Hikayeye göre insanlık, hırsları sonucu medeniyetleri yok etmeyi başarmıştır. Doğal yaşam neredeyse ölmüştür. Toprak ve su fena halde radyoaktiviteye maruz kalmıştır. Ann denen genç çiftçi kadın bir şekilde hayatta kalmayı başarabilmiştir. Tek başına yaşayıp giden Ann bir gün zehirli dereden su içen bir adamın hayatını kurtarır ve ikisi aynı evde yaşamaya başlar. Tam da aralarında bir ilişki başlayacakken başka bir mağdurun hayatını kurtarırlar ve işler birden karışmaya başlar. Çünkü genç adam hem çok yakışıklıdır hem de genç kadınla aynı kültürden gelmektedir.

Künye
Filmde esas kadını Margot Robbie oynuyor. Esas adamları ise Chiwetel Ejiefor ve Chris Pine canlandırıyorlar.

Yorum
Film çok basit hikayeden oluşuyor. Bilim kurgu demeye bin şahit lazım. Çok da durağan bir film. Ama sonu tahmin edilir bir şey değil. O yüzden izlenebilir bir film.

Olur da bir gün film kıtlığına girerseniz; bunu izleyin.

Hayata İyi Seyirler...

2 Aralık 2012 Pazar

"Durdurulamaz" Durdurulabilecek Mi???

Gerçek olaylardan yapılan filmler genellikle güzeldir. Ama her gerçek olay için film yapmaya gerek olduğunu zannetmiyorum. Nitekim yapılsa da izlemeye değecek bir film olmayabiliyor.

Mesela "Durdurulamaz" (Unstoppable) böyle bir film. 2010 yapımı filmimize bir bakalım: Frank ve Will yeni tanışmakta olan, biri tren teknisyeni ve diğeri acemi bir kondüktör olan iki adamdır. Bu ikisinin ilk tanışma anları biraz ters gitmiş, iki adam birbirlerinden hoşlanmamışlardır. Bu iki adam ne zaman ki bir grup istasyon çalışanının ihmalkarlıkları yüzünden, insansız bir trenin kontrolden çıkıp son sürat şehir merkezine doğru ilerlediğini duyarlar; bir faciayı önlemek için elele vermek zorunda kalırlar.

Filmde tren teknisyeni Frank'i Denzel Washington oynuyor. Kendisine Chris Pine eşlik ediyor. Filmin senaristi "Zor Ölüm 3" ve "Gerçeğe Çağrı"da (2012 yapımı olan) da imzası bulunan Mark Bomback'i görüyoruz. Filmin yönetmeni ise "A Takımı"nın yapımcısı olan Tony Scott.   

Filmi sinemada izlemiş biri olarak bir "sinemazede" olduğumu düşünüyorum. Zira film her ne kadar gerçek bir hikayeden alınmış olsa da, hatta başrolünde Denzel Washington oynuyor olsa da, filmin bana kattığı pek birşey yoktu. Üst boyutta bir görsel zenginlik yoktu, muhteşem bir kurgu yoktu, muhteşem bir senaryo da yoktu. Üstelik filmin konusu, benim güzel ülkemde vaka-ı ardiyeden sayılır.

Filmi, filmsiz kaldığınız bir akşam izleyebilirsiniz. Ya da arkadaşlarınızı toplayıp, hem sohbet edip, hem film izleyip hoşça bir akşam geçirebilirsiniz. Hiç yoktan iyidir.

Hayata İyi Seyirler...