denzel washington etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
denzel washington etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2014 Cuma

"Zorlu İkili" Yarı Fantastik Suç ve Aksiyon Filmi...

Benim sinemaya ve filmlere olan ilgimi tüm öğrenciler bilir. Okulun son haftası olması sebebiyle de yığınla film getirmişler sınıfa; akıllı tahtada izleriz diye. Ancak benim için zor da olsa izletmemeyi başardım son güne kadar. Ama epeyce de film topladım bilgisayarıma. İşte onlardan biri.

Özet
2013 yapımı "Zorlu İkili" (2 Guns) adlı suç ve aksiyon türündeki filme bir bakalım. Filmde "Bağlantım var Bobby", taşeron bir suçludur. Sahte pasaport, uyuşturucu işi, vb. Kime ne lazımsa onu temin eder. Stig ise onun kısa süre önce tanışmış olduğu geveze arkadaşıdır. 
Hikaye Bobby ve Stig'in bir bankayı soymasıyla başlar. İkili önce bankanın karşısındaki lokantayı havaya uçurur. Sonra en yakın karakoldaki polisleri etkisiz hale getirir. Ve sonra da bankadaki tüm kişisel kasaları soyar. Amaç, suç dünyasıyla ilgili deliller elde etmektir. Ancak beklenmedik bir şey olur. Bu ikilinin soyduğu kişisel kasalardan delil yerine, milyonlarca dolar para çıkar. İşte bunun üzerine parasının çalındığını anlayan bir numaralı mafya babaları; bizim ikilinin peşine düşer. 

Künye
Filmde "Bağlantım Var Boby"yi Denzel Washington oynuyor. Stig'i ise bu tür filmlerde sıkça gördüğümüz Mark Wahlberg canlandırıyor. Filmin çizgi roman uyarlaması olduğunu da söylemek lazım.

Yorum
Film, bence çok keyifli. Reytingleri düşük (çünkü bir miktar basit) ama yine de çok keyifli. Hem komik, hem yarı fantastik bir film. Bana kalırsa bu filmin ikincisini de çekerler. Zaten çeksinler. Çeksinler de izleyelim. Siz de izleyin.

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Sınıfta öğrencilerinizle izlemeyin :)))

2 Aralık 2012 Pazar

"Durdurulamaz" Durdurulabilecek Mi???

Gerçek olaylardan yapılan filmler genellikle güzeldir. Ama her gerçek olay için film yapmaya gerek olduğunu zannetmiyorum. Nitekim yapılsa da izlemeye değecek bir film olmayabiliyor.

Mesela "Durdurulamaz" (Unstoppable) böyle bir film. 2010 yapımı filmimize bir bakalım: Frank ve Will yeni tanışmakta olan, biri tren teknisyeni ve diğeri acemi bir kondüktör olan iki adamdır. Bu ikisinin ilk tanışma anları biraz ters gitmiş, iki adam birbirlerinden hoşlanmamışlardır. Bu iki adam ne zaman ki bir grup istasyon çalışanının ihmalkarlıkları yüzünden, insansız bir trenin kontrolden çıkıp son sürat şehir merkezine doğru ilerlediğini duyarlar; bir faciayı önlemek için elele vermek zorunda kalırlar.

Filmde tren teknisyeni Frank'i Denzel Washington oynuyor. Kendisine Chris Pine eşlik ediyor. Filmin senaristi "Zor Ölüm 3" ve "Gerçeğe Çağrı"da (2012 yapımı olan) da imzası bulunan Mark Bomback'i görüyoruz. Filmin yönetmeni ise "A Takımı"nın yapımcısı olan Tony Scott.   

Filmi sinemada izlemiş biri olarak bir "sinemazede" olduğumu düşünüyorum. Zira film her ne kadar gerçek bir hikayeden alınmış olsa da, hatta başrolünde Denzel Washington oynuyor olsa da, filmin bana kattığı pek birşey yoktu. Üst boyutta bir görsel zenginlik yoktu, muhteşem bir kurgu yoktu, muhteşem bir senaryo da yoktu. Üstelik filmin konusu, benim güzel ülkemde vaka-ı ardiyeden sayılır.

Filmi, filmsiz kaldığınız bir akşam izleyebilirsiniz. Ya da arkadaşlarınızı toplayıp, hem sohbet edip, hem film izleyip hoşça bir akşam geçirebilirsiniz. Hiç yoktan iyidir.

Hayata İyi Seyirler...

21 Kasım 2012 Çarşamba

"Zafer" Kazanıldı Mı???

Tarih, pek çok olayı kaydeder. Ama sinema sektörü bunların sadece bazılarına değinir. İşte size değinilmeye değer bir konu. Amerikan ordusunun çağ atlamasına vesile olan bir olay: Siyahilerin askere alınması.

1989 yapımı “Zafer” (Glory) adlı filmden bahsediyorum. Filmde muvazzaf Yüzbaşı Gould Shaw'unn annesine hergün yazdığı mektupların derlenmesiyle biraraya getirilmiş gerçek bir hikaye anlatılıyor. Filmimiz şöyle: 20. yüzyılın başlarındaki Amerikan İç Savaşı esnasında Amerikan Başkanı Abraham Lincoln, tüm siyahi vatandaşların kölelikten azat edilmesi talimatını verir. Böylece ülkede eli silah tutabilen tüm erkekler orduya alınabilecektir. Bu sayede hem ülkedeki ayrımcılık yok olacak ve ülkenin bütünlüğü sağlanacak, hem de (ki en önemli sebeptir) ordudaki asker miktarı iki katına çıkacaktır. Siyahi vatandaşlar hızla orduya kaydedilir. Yüzbaşı Gould Shaw ise, ilk kurulan siyahi birliğin başına komutan olarak görevlendirilir. Yüzbaşı önce birliğini toplar, güzel bir konuşma yapar. Ancak ordudaki bazı subaylar, “zenci köleler” olarak gördükleri birlikleri henüz kabullenememişler, bu birliğe silah, ayakkabı ve üniforma teminetmemek için ayak diretirler. Yüzbaşı bile bazen askerlerine karşı olumsuz davranışlarda bulunmaktadır. Ancak Yüzbaşı, olayın sonlarına doğru önünde duran hazinenin değerini anlar ve düzenli bir ordu kurmayı başarır. Artık birlik, savaşa hazırdır.

Filmde Yüzbaşı rolünde Matthew Broderick'i izlerken, siyahi askerler arasında o zamanlar henüz gencecik bir oyuncu olan Denzel Washington'ı ve tecrübeli oyuncu Morgan Freeman'ı görüyoruz. Filmin yönetmeni ise daha sonra "Son Samuray" ve "Kuşatma" filmlerini de yönetmiş olan Edward Zwick.

Filmin daha en başında verilen bilgiye göre Yüzbaşı'nın mektupları halen Harward Üniversitesi Kütüphanesinde saklanıyor. Siyahileri ya da kölelerin yaşam biçimini pek tanımayan bizler için çok ilginç bir film. Ama geçmişi savaşlarla dolu olan bizler için ise çok sıradan bir film. Yine de izleyin. Ne de olsa filmin sonu sizi etkileyecek.

Hayata İyi Seyirler...

7 Kasım 2012 Çarşamba

Hiç" Deja vu" Yaşadınız Mı???

Yapacak hiçbir şey bulamadığınızda, sinemaya gidip öylesine bir filme bilet aldığınızda, karşınıza dünyanın en iyi filmlerinden çıkarsa ne yaparsınız? Yıllar önce böyle bir deneyim yaşadım.

Denzel Washington'un oynadığı “Deja Vu” adlı filmini işte böyle bir tesadüfle izlemiştim. Senaryosu bir yana, gördüğüm en iyi kurgulardan biriydi. Sırf bu kurgu yüzünden daha kaç kere çevirip çevirip bir daha izledim.

Size 2006 yapımı filmden bahsedeyim. Film, tıpkı Titanic filminin başı gibi. İnsanlar çoluk çocuk mutlu mesut bir feribota biniyorlar. Feribot hareket ediyor. Ancak çok geçmeden büyük bir patlamayla infilak ediyor ve içindeki yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Her türden polis, dedektif ve ajan, patlamanın iç yüzünü çözmek için görevlendiriliyor. Bunlardan biri de patlayıcı madde uzmanı Daug Carlin (Denzel Washington). Ajan Carlin hızla işe girişiyor. Çok alakasız bir kadın cesedinin , kendi branşıyla ilgili çok küçük delillerle bağlantısını kurarak çok önemli veriler ortaya koyuyor. Bu sentezleme yeteneği sayesinde, hükümetin çok önemli ve çok gizli bir birimin başına getiriliyor. Carlin'in, bu birimin, gelişmiş bir veri tabanı vasıtasıyla, zamanda 4 gün geriyi gösteren bir bilgisayar programının mucitleri ve yöneticileri olduğunu öğreniyor. Ajan Carlin, bu gizli birimle beraber zanlıyı bulmak için kolları sıvıyor. Fakat zanlıyı bulmadan önce, birimiyle ilgili çok daha dehşet verici şeyler öğrenmesi uzun sürmüyor...

Filmin yönetmeni Tony Scott. Kendisi bu filmde çok başarılı. Denzel Washington'ı zaten çok beğenirim. Beyefendiyi “aşık adam” rolünde izlemeye pek alışık değiliz ama bu filmde o işin de altından kalkmış gibi görünüyor. Filmin güzeli Paulo Patton'un da hakkını yememek lazım. 

Filmi izleyin pişman olmazsınız.

Hayata İyi Seyirler...

14 Ekim 2012 Pazar

"Düşmanı Korurken" Başınıza Neler Gelebilir???

Denzel Washington'ı çok severim. İzlemediğim filmi var mı bilmiyorum.

Beyefendiyi en son 2012 yapımı "Düşmanı Korurken" (Safe House) adlı filmde izledim. Kendisi bu filmde bir kaçağı oynuyor. Ama öyle böyle bir kaçak değil. Kırmızı bültenle aranan eski bir......................... (Yine bu kısmını söylemiyoruz). Aslında filmin jönü Ryan Reynolds. Kendisi yeni yetme bir CIA ajanını oynuyor. Görevi ise "Güvenli Ev"de görev beklemek. Güvenli ev ne mi? CIA'in gizli tanıkları ve kaçakları sakladığı insan kasalarından biri. Bu ikili, karanlık güçlerin, malum evi bulması ve eve saldırmasıyla kendilerini bir başka güvenli eve ulaşıncaya kadar ölümcül bir kovalamacanın içinde bulur.

Pop cornlarınızı hazırlayın, filmi izleyin. Reytingleri çok yüksek değil ama yine de güzel bir aksiyon. Evde geçirilecek bir hafta sonu için iyi aktivitesi olabilir.

Hayata İyi Seyirler...