Sonunda şu olaylı film gösterime girdi? Hangi film mi? "007 James Bond Skyfall" tabi ki. Neden olaylı dediğimi biliyorsunuz sanırım. İstanbul'daki Tarihi Kapalı Çarşı'nın çatılarında Bond'un motorsikletle adam kovaladığı sahnelerle başlayan film.
James Bond severler bilirler. İngiliz ajanı 007'nin maceraları için 22 film çekilmiş, hepsi de çok iyi hasılat yapmıştır. Özellikle Daniel Craig'in oynadığı 21. ve 22. filmler (Casino Royale ve
Quantum of Solace) yapımcıyı ihya etmiş, seyirciyi de çok büyük
oranda tatmin etmiştir. “Çok büyük oranda” diyorum, çünkü
bu filmler postmodern tekniklerle çekilmiş oldukları için,
seyirciye sanki bir “Bond Klasiği” gibi değil de, nitelikli bir
“Jason Statham” filmi gibi gelmişti. Bu sebeple olacak ki 23.
film olan “Skyfall”da geleneksel ögelere geri dönülmüş ve
daha fazla yer verilmiş olduğunu görüyoruz. 007'nin kendini
“Bond, James Bond” diye tanıtması gibi. Bond'un hareket
halindeki trenin üstünde takım elbiseyle yumruk yumruğa dövüşmesi
gibi. Ya da “bu sefer kesin öldü” dediğiniz anda hayatta
kalmayı başarması gibi. Ya da karşısına çıkan her güzel
kadınla ayak üstü flört etmesi gibi.
Filmin senaryosuna gelince: Bond bu
kez M'nin bir arbede sırasında kaybettiği bir bilgisayar
sürücüsünün peşine düşüyor. Çünkü bu sürücü, dünya
terörist listesinde adı geçen her İngiliz ajanının adını,
yani “hainler listesi”ni barındırıyor. Bond, listeyi kaçırmaya
çalışan bir adamı kovalarken trenin üstünde ölümüne bir
dövüş başlıyor. Bu esnada Bond'a yardım etmesi için göderilmiş
olan Eve adlı genç ve güzel ajan, elindeki silahıyla suçluyu
nişan alıyor ancak ateş etmeye cesaret edemiyor. Bunu üzerine
“M”, genç ajana “vur ve o sürücüyü getir” talimatı
veriyor. Emire karşı gelemeyen Eve, bir an duraksadıktan sonra
ateş ediyor ancak maalesef kör kurşun Bond'a isabet ediyor. Ve
nehire düşen Bond... (“Bruce Wills ölüydü” etkisi)
Film son zamanların en iyi aksiyon
filmi. Hatta bence en iyi yazılmış Bond filmi. Çünkü (çok
sıradışı bir şekilde) Bond'un M'e, M'in de Bond'a olan sadakat
ve güvenleri sorgulanıyor. İşte bu fikir, dahice bir fikir.
“James Bond seyirciye daha ne verebilir ki?” denen bir anda son
derece dahice bir kurguyla ortaya çıkıyor.
Filmin senarist kadrosu kalabalık. Zaten böyle bir senaryonun tek kalemden çıkması pek mümkün değil. Filmin yönetmeni ise Sam Mendes.
Filmi izleyin. Reytinglerinin ve
hasılatının neden bu denli yüksek olduğunu kendi gözlerinizle
görün.
Hayata İyi Seyirler...