jennifer garner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jennifer garner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2016 Çarşamba

"Arthur" Çılgın Aşıklar İçin...

İş yerinde ciddi bir problemle karşı karşıyayım. Bütün günüm o meseleye kafa yormakla geçti. Gece bitkin halde yatağa girdim ama dön dön uyuyamadım. Kalktım TV 'yi açtım ve tam da yeni başlayan bir filme rastladım. Başladım izlemeye. Başlamak neyse de; sonuna kadar izledim. İşte o güzel oldu. Hadi filmi size de anlatayım.
Özet
2011 yapımı “Arthur” romantik komedi türünde. Hikayeye göre Arthur 30'lu yaşlarında ama işe yaramaz herifin tekidir. Her gece başka bir kadınla yatan bir alkoliktir. Bir kesere kulp olamadığı gibi bir aile de kuramamıştır. Varsa yoksa haz ve zevk için yaşamaktadır. Ne var ki şöyle bir ayrıcalığa sahiptir. Arthur zengindir. Hem de çok zengindir. Ama öyle böyle değil. Arthur bir dolar milyarderidir. İşte bu özelliği sayesinde kimse onu durduramamaktadır. Ne iş adamı kılıklı otoriter annesi; ne de annesi kılıklı otoriter dadısı. Bir gün Arthur'un annesi, onun bu savruk ve çılgın hayatına artık bir son verilmesi gerektiğini düşünür ve Arthur için onu adam edecek bir kız bulur. Arthur için zor günler başlamak üzeredir.
Künye
Filmde Arthur'u oynayan Russell Brand hariç herkes tanıdık. Hellen Mirren, Jennifer Garner, Greta Gerwig, Nick Nolte... Ve daha başka pek çok tanıdık oyuncu.
Yorum
Film çok şeker. Konusu çok basit. Sonu da belli. (Spoiler olmasın diye sadece girişin girişine değindim.) Ama film o kadar şeker işlenmiş ki seyretmeye doyamadım. Dolgu malzemeleri çok güzel. Espriler çok güzel. Neyse işte çok şeker film. Mutlaka izleyin. Hem de ERKEKLER! SİZ DE İZLEYİN! Zira erkeklere de hitap eden bir romantik komedi. İzleyin; gülün; eğlenin; sonra da rahat rahat uyuyun.
Hayata İyi Seyirler...
P.S. Şu, başta anlattığım konuya gelince... Kura kura bir çıkar yol buldum çok şükür ama tam olarak çözülünceye kadar kafamda bir çivi olarak kalacak...


11 Ağustos 2015 Salı

"Alexander ve.............." Hani Şu İsmi Uzun Olan Film...

Ütü nasıl sevilir?
1) Önce şık bir ütü masası alınır. (Hani şu ayakları topuklu ayakkabı şeklinde olanlardan falan...)
2) Sonra şöyle iyisinden bir ütü alınır (şöyle yanmaz yapışmazlardan falan)
3) Oturma odasına tesisat kurulur: (ütü suyu, elbise askıları falan...)
4) TV'den bir film açılır (komedi, romantik komedi falan...)
5) Hala sevemiyorsanız sayın, sövün (hakaret, küfür falan...)

Bu kadar şeyi niye anlattım? Aynı bu şekilde bir film izledim de ondan. Şu filme bir bakalım...

Özet
2014 yapımı "Alexander ve Felaket, Korkunç, Berbat, Çok Kötü Bir Gün" (Alexander And The Terrible, Horrbile, No Good, Very Bad Day) adlı film bir aile komedisi. Hikayeye göre Alex mutlu ve kalabalık bir ailenin üyesidir. Kendisi 12 yaşına girmek üzeredir ve tam bir ergen psikolojisindedir. Ona göre evdeki herkesin işleri tıkırındadır ve herkes çok mutludur. Ama kimse onu anlamamaktadır. Üstelik Alex'in her günü bir öncekinden daha problemli geçmektedir. Bu yüzden Alex doğum gününe bir gün kala "keşke birileri beni anlasa..." diye dua eder. Ertesi gün her şey bambaşka olacaktır. Çünkü o gün Alex için muhteşem geçecek ama diğer herkesin günü rezalete dönecektir. 

Künye
Filmde Alex'in anne ve babasını Jennifer Garner ve Steve Carrell oynuyorlar. Alex'i ise çocuk yıldız Ed Oxenboult canlandırıyor. 

Yorum
Film tam bir aile komedisi. Her yaştan çocuğunuzla birlikte güvenle izleyebileceğiniz bir hikaye. 

Senaryosu çok basit, kolay, akıcı. Sizi yormaz. Bilakis IQ'nuzu sıfırlar :)))

Ha ütüye gelince??? Sıfırlanmış bir IQ sayesinde ütüyle savaşacak psikolojiniz kalmaz. Böylece mutlu mutlu işinizi yaparsınız :)))

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Ben ütüyü severim. Sakın kızmayın... :)))

21 Ocak 2013 Pazartesi

"Aşkın Peşinde" Nereye Kadar Koşulur???


Yine bir romantik komedi. Son çare olarak izlediğim filmlerden biri. 2006 yapımı (Aşkın Peşinde) “Catch And Release” adlı filme bir bakalım.
Gray (Jennifer Garner), nişanlısını çok seven ve gelinliğini bile diktirmiş vaziyette düğününü bekleyen genç bir kadındır. Ancak nişanlısının aniden ölmesi, genç kadını şok eder. Hele bir de rahmetli nişanlısının en iyi arkadaşı Fritz'in (Timothy Olyphant) cenaze törenin sırasında hizmetli kızla kırıştırdığını gören Gray, öfkeyle karışık acılara boğulur. Arkadaşları Gray'i teselli etmek için türlü çarelere başvururlar. Ancak Gray'in zamana ihtiyacı vardır. Bu zaman içerisinde Gray rahmetli nişanlısıyla ilgili şok edici iki şey öğrenir. 1) Nişanlısının çok zengin olduğu 2) Nişanlısının başka bir kadından çocuğu olduğu. Daha da tuhafı, bu yüklü miras bir şekilde Gray'e kalmıştır ve küçük çocuk bir gün annesiyle birlikte çıkagelmiştir.

Film basit. Kafa dinlendirici. Bizim kültürümüzle uzaktan yakından alakası yok. Ama çoğu romantik komedide olduğu gibi filmin sonunda verilen sadakate dayalı mesaj güzel.

Yürekten tavsiye edemeyeceğim, ama denk gelirseniz izleyin.

Hayata İyi Seyirler...