kimliksiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kimliksiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2013 Çarşamba

"Kimliksiz" Kalsanız Ne Yapardınız???

Bizim ihtiyar delikanlının son dönemlerin en iyi aksiyon filmlerinin başrollerini kaptığını daha önce konuşmuştuk. Liam Neeson'dan bahsediyorum. İşte bu gizemli aksiyonlardan biri daha.

2011 yapımı "Kimliksiz"e (Unknown'a) bir bakalım. Biyokimya Uzmanı Dr Martin Harris (Liam Neeson) karısı Elizabeth'i de alıp bir konferans için Almanya'ya gelir. Havaalanından ayrıldıktan bir süre sonra evrak çantasını havaalanında unuttuğunu farkedince geri dönmek zorunda kalır. Karısı ise otele giriş yapacaktır, sonra da orada buluşacaklardır. Ancak bu sırada hiç beklenmedik bir gelişme olur. Martin'in bindiği taksi korkunç bir kaza yapar ve kanala uçar. Martin çarpmanın etkisiyle bilincini kaybeder. Sular altında boğulmak üzereyken taksi şoförü Gina (Diane Kruger) onu kurtarır ve hastaneye götürülmesini sağlar. Martin, dört gün boyunca komadan çıkamaz. Dört gün sonra uyandığında ise kısmi hafıza kaybına uğradığı anlaşılır. Martin bir şekilde kalacağı oteli hatırlar ve orayı bulur. İçeri girer, karısını uzaktan görür. Yanına gider ancak bir sorun vardır. Karısı, Martin'i hatırlamaz, hatta karısı başkasıyla birliktedir. Diğer akademisyenler de Martin'i tanımazlar. Hatta Martin'in kimlik bilgileri bambaşka bir adama aittir. Martin sanki bu dünyadan silinmiş, adeta yok sayılmıştır. Martin, hafızasını kaybedenin kendisi mi, yoksa dünya mı olduğunu anlayamamıştır. Martin'in bu yabancı ülkede yapabileceği en mantıklı şey, taksi şoförünü bulmaktır.

Başta da söylediğim gibi, film gizemlerle dolu bir aksiyon filmi. Hatta son ana kadar çözülmüyor. Sabırla ve merakla beklemeniz gerekiyor. Almanya'daki Türklerin yaşam tarzlarına da tatlı tatlı göndermeler yapan film, bazen de acıklı acıklı güldürüyor.

İzleyin, şaşırın.

Hayata İyi Seyirler...  

27 Eylül 2012 Perşembe

Lider mi, Baba mı, Profesör mü, yoksa Şeytanın Başı mı???

Sizin de dikkatinizi çekiyor mu bilemiyorum. 60 yaşındaki hüzünlü bakışlı, ihtiyar delikanlı aktörümüz Liam Neeson, son zamanlarda çekilen en aksiyonlu filmlerin en aksiyonlu sahnelerinde boy gösteriyor. Hangi filmi açsam beyefendi orada:

Adamımız "A Takımı"nda çılgın ekibin kurucusu ve lideri Hannibal'ı çok iyi canlandırdı. Filmin aksiyon düzeyi dizilerindekini bile kat be kat sollamışken Hannibal'ın soğukkanlı ve oturaklı tavırları izlemeye değerdi. Şu malum "tankı uçurma" sahnesi mi desem, Murdock'ı akıl hastanesinden kaçırma planı mı desem, para basan plakaları kurtarma operasyonu mu desem, ne desem; hepsinde performansı çok iyiydi.

Beyefendi, "Batman Dark Knight" serisinde "League of Shadows" denen tarikat benzeri organizasyonda, dogmatik beyin yıkamalar yüzünden kötü adama dönüşmüş olan "Ra's Al Ghul" adlı caninin adını kullanarak hile yapıyordu. Bruce Wayne'i "Batman"e dönüştüren bu usta hoca, gerçekten çok başarılıydı. Bu arada "Ra's Al Ghul", Arapça'da "Şeytanın Başı" demekmiş, merak edenlerin bilgisine sunulur... 

Aradan az bir zaman geçti, kendilerini bu kez "Kimliksiz" (Unknown) isimli filmde izledik. Film boyunca zavallı profesörümüz, adeta hafızasını kaybetmiş bir dünyada, herşeyi hatırlayan tek insan gibiydi. Filmin sürpriz sonu ise tahmin edilir gibi değildi.

Öncesinde ise "Taken 1"de kaçırılan kızını kurtarmak için canını dişine takan yaşlı polisimiz, bir de baktık ki "Taken 2"de bu kez kaçırılan karısını kurtarmak için ter dökmüş. hem de İstanbul'da

İnanılır gibi değil; kendisi bu aralar 2013'te gösterime girecek olan "Non-stop" ve "A walk among the Tombstones"(Tombstone'lar arasında bir yürüyüş) adlı iki filmde başrolleri kapmış durumda. Bu yetmiyormuş gibi, bir de 2014'te gösterime girecek olan "Third Person" (3. kişi) adlı filmle ilgili görüşmeler de yapıyor.

Beyefendinin inanılmaz enerjisine maşallah dimeden geçemeyeceğim. Yaşlı adamımız filmleri çeksin, biz gençler de hayran hayran onu izleyelim...

Hayata iyi seyirler...