tom cruise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tom cruise etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2017 Perşembe

"Scientology" Hollywood Starlarının Bile Tarikatı...

Bazen filmlere küsüyorum. Film portalındaki, film kanallarındaki ve arşivimdeki filmleri deşiyorum deşiyorum bir şey bulamıyorum. O zaman belgesellere sarılıyorum. Sonra o belgeselleri o kadar çok beğeniyorum ki “Acaba film izlemekten vazgeçip belgesele mi dönsem?” diye sorgulamaya başlıyorum. Hepsi değil tabi. Doğa belgeselleri hiç bana göre değil. İnsan, oluşum, tarih, felsefe, vb. türde olacak.

Dün yine öyle hissetiğim bir gün oldu. Film portalında eşelenirken “Scientology ve huyfıluudsregerhfdx” isimli bir belgesele rastladım. Tom Cruise'un bu tarikata üye olduğunu hatırladım. Ve kafamda şöyle bir soru oluştu: “Önerilenler sayfasında bu belgeselin ne işi var???” Eşimi de aldım yanıma ve izlemeye koyulduk. Ve izledikçe hem hayretler içinde kaldım, hem de soruma cevap buldum. Hadi anlatayım...

scientology ile ilgili görsel sonucu
Kurucu Ron Hubbard
ÖZET
2015 yapımı "Going Clear: Scientology And The Prison of Belief" adlı yapım belgesel türünde. Hikayeye göre 1960'lı yıllarda araştırmacı yazar Ron Hubbard, Diyanektik isimli felsefi bir akım geliştirmiştir. Yazdığı kitap sayesinde epeyce ünlü olmuştur. Kitabı ise yıllarca New York Best Sellers listesinde kalmıştır. Yazar bu kez vergi ödememek için bu felsefeyi dine çevirmeye çalışır. Bu amaç için yıllarca çalışır ve tarikatına mensup insanları çalıştırır. Ve sonunda başarır. Müridler tarikatta üst mertebelere yükselebilmek için canlarını, mallarını, ailelerini, mesleklerini, kısacası her şeylerini ortaya koyarlar. Nihayet en üst mertebelere ulaşan müritlere evrenin oluşumu ve tarikatın bu oluşumdaki asıl yeri ile ilgili kilit bir kitap verilir. İşte düğümlerin çözüldüğü an o an olur. Kitabı okuyan müritler bunun tam bir deli saçması olduğu gerçeğine uyanırlar ve hayatlarının en büyük şokunu yaşarlar. Ve sonra diğer müritlerin gözlerini açabilmek için var güçleriyle çalışırlar. Ama iş işten geçmiş olur. Zira John Travolta ve Tom Cruise'un da dahil olduğu 10.000'lerce insan dönülmez yollara girmiştir bile...
scientology ile ilgili görsel sonucu

KÜNYE
Belgesel gerçek görsellerle desteklenen ve eski müritlerin ağzından anlatılan olaylardan oluşan bir belgesel.

YORUM
Korkumdan yorum yapamıyorum. Umarım bu belgesel sadece Scientology tarikatı mensuplarının değil, diğer tüm kalp gözü kapalıların da gözü açılır.


Hayata İyi Seyirler...

"Rain Man" Efsane Filme Tekrar Atalım Lütfen...

Film portalına “Oscarlı Filmler” portalı eklenmiş. Ben aynadan içeri başımı uzattım. Ve bir zamanlara damgasını vuran bir filmle karşılaştım. Defalarca izlemiş olmama rağmen yine izledim. Anlatayım efendim...

rainman ile ilgili görsel sonucuÖZET
1988 yapımı “Yağmur Adam” (Rainman- keşke filmin ismi bu haliyle kalsaydı) dram türünde. Hikayeye göre Charlie bir lüks araba şirketinde satış görevlisi olarak çalışmaktadır. Genç adam son derece hırslıdır. Ancak bu hırs onu açgözlülüğe ve bencilliğe itecek düzeydedir. Bir gün genç adama bir telefon gelir ve Charlie babasının öldüğünü öğrenir. Cenaze için memleketine gider ve vasiyet mektubu açılır. Charlie'ye miras kalan tek şey ise yaşlı bir klasik araba ve patentli güllerdir. Asıl servet -üç milyon dolar- ise başka bir varise kalmıştır. Charlie o başkasının kim olduğunu araştırdığında bir abisinin olduğunu ve onun bir akıl hastanesinde yattığını öğrenir. Derhal o hastaneye gider ve abisi olacak adamı bulur. Üç milyonluk servetin sahibi olan ağabey Raymond bir otistiktir. Charlie tüm bunlara çok sinirlenir ve servetin yarısına sahip olmak için dava açmak amacıyla Raymond'ı hastaneden kaçırır. Bu adam kaçırma hiç beklenmedik olaylara yol açacaktır.

KÜNYE
Filmde Raymond'ı bu filmle Oscar kazanan Dustin Hoffman oynuyor. Charlie'yi ise Tom Cruise canlandırıyor. Filmin yönetmeni Barry Lavinson'ı ise "Kardeş Gibiydiler" gibi, "Kusursuz Fırtına" gibi sayısız harika filmlerden tanıyoruz.

YORUM
Film muhteşem. Yıllardır tüm otistik vakaların “yağmur adam vakası” diye adlandırılma sebebi olan bir film. Bu film gerçekten, ailesinde zihinsel engelli ya da zihinsel deha bulunan herkesin umudu olmayı başarmış bir film. O kadar trajikomik bir hikaye yani...

Eğer fırsatınız olursa “eski film” demeyin; “ben izlemiştim” demeyin. Mutlaka yeniden izleyin.


Hayata İyi Seyirler...

2 Aralık 2015 Çarşamba

"Mission: Impossible - Rogue Nation" İsmi Bile Sofistike...

Yaz tatilinde sinemada izlemek istediğim bir film vardı. Ama ha bugün ha yarın derken izleyememiştim; kalmıştı. Sonunda o filmi izleyebildim. Size de bahsedeyim.

Özet
2015 yapımı “Mission: Impossible- Rogue Nation” adlı film her zamanki gibi aksiyon türünde. Bu seferki hikayeye göre Görevimiz Tehlike ekibine CIA tarafından savaş açılmıştır. Ama öyle görevlerini kötüye kullandıklarından yada beceremediklerinden değil. Son derece kapalı ve gizemli bir organizasyon oldukları için. Denetim yada gözetim altında tutulamadıkları için. Bu yüzden Benji merkeze çekilmiştir. Brandt, soruşturma geçirmektedir. Ethan ise sırra kadem başmıştır. CIA ekibi bizimkileri resmen parça pinçik ettiğini zannetmektedir ama işin aslı tabi ki öyle değildir. Zira Görevimiz Tehlike ekibi gelmiş geçmiş en büyük hırsızlık operasyonuna karşı var olma savaşı yürütmekle meşguldür.

Künye
Filmdeki ekip bir önceki ekiple aynı. İlaveten bir tek Rebecca Ferguson'u görüyoruz.

Yorum
Film her zamanki gibi bol aksiyonlu. Hem de çok kaliteli aksiyon sahneleriyle dolu. Senaryo yoğun ve sofistike (bu kelimeye karşılık gelecek Türkçe bir kelime bilmiyorum. Bilen varsa söylesin.) Oyunculuklar da tamam. Ekip aynı olunca karakterleri kapmışlar iyice.

Filmi izleyin. Mutlaka izleyin. Tabi hala izlemediyseniz :)))


Hayata İyi Seyirler...

21 Eylül 2014 Pazar

"Yarının Sınırında" Ya Günü Sıfırlayabilseydik???

Ne okulların açılması, ne de taşınma telaşı... Hiç biri beni durdurmaya etmedi. Sadece biraz yavaşlattı. İki haftada üç film izledim ve onları yazmak için daha şimdi fırsat bulabildim. Hadi size önce en çok beğendiğim filmi anlatarak başlayayım.

Özet
2014 yapımı “Edge of Future” (Yarının Sınırında) adlı film bilim-kurgu komedi türünde. Hikayeye göre Dünya, yarı canlı, yarı robotik vahşi bir yaratık sürüsünün saldırısı altındadır. Yaratıklar büyük başkentlerin hemen hemen hepsini ele geçirmişlerdir. Tabi bu sırada Amerikan ordusu da boş durmamış ve askerleri için robotik zırhlar geliştirmiştir.  ise Amerikan ordusu için gönüllü askerler toplayan son derece prezantabl bir subaydır. Bir gün Subay Cage, Genelkurmay başkanıyla bir sebeple ters düşer ve bir anda kendini cephede bulur. Hem de “piyade er” olarak. Robotik zırha ve yaratıkların hızına ayak uydurmayan Cage savaşın tam ortasında, oracıkta ölür. Ancak bu ölüm ona “günü sıfırlama yeteneği” kazandırmıştır.

Künye
Filmde Cage'i Tom Cruise oynuyor. Kendisine Emily Blunt eşlik ediyor. İtiraf etmeliyim ki hanım efendi çok güzelleşmiş ve rolüne çok yakışmış. Çok beğendim. Filmin yönetmeni ise "Mr & Mrs Smith" ve "Bourne" filmlerinin yönetmeni de olan Doug Liman. (Beyefendiyi can-ı gönülden taktir ediyorum.)

Yorum
Film çok komik. Komedi filmlerden daha komik. Hatta o kadar ki bilim kurgu filminden çok komedi filmi olarak nitelendirilmeli ve listelerde en üst sıralara konmalı. Bilim kurgu sevmiyor olsanız bile mutlaka izleyin. İzleyin ve çok eğlenin.

Eğer “Pers Prensi”, “Deja Vu” ve “Kelebek Etkisi” gibi filmleri beğendiyseniz bunu da bayılırsınız.

Hayata İyi Seyirler...

14 Ekim 2012 Pazar

"Görevimiz: Tehlike Hayalet Protokolü"nde bir sorun yok mu???

"Görevimiz Tehlike" hayranları bilirler. Tabi ülkemizde 20 sene önce gösterilmiş olan ve yıllar süren diziden bahsediyorum. Kült haline gelmiş muazzam bir ajanlık serüvenidir. En uçuk sahneleri bile bir mantık çerçevesinde sunar. En önemlisi de tüm ekip yetenekli ve karizmatiktir, hatta en çılgınları bile. Ekibin her üyesi aynı öneme sahiptir. Hiçbiri ne geride kalır, ne de sivrilir. "Başrol" yoktur.

Görevimiz Tehlike 1-2-3 filmlerinde ise durum biraz farklı seyretti. Hatta neredeyse "Başrollerinde Tom Cruise'un oynadığı aksiyon filmleri" diye bir tabir bile kullanabilirim.

Neyse ki serinin 4. filmi olan 2011 yapımı "Görevimiz: Tehlike Hayalet Protokolu" (Mission: Impossible Ghost Protocol) filminde, diziye biraz daha yaklaşmışlar. Ama Tom Cruise hala çok ön planda. Filmin afişinde bile bunu kolayca görebiliyorsunuz. Ama o rolü Tom Cruise değil de biraz daha az ün yapmış bir erkek oyuncu oynasa çok daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bunun yanında ekibin diğer üyeleri rollerine cuk oturmuş. En azından ilk 3 filmdeki o hiç adı sanı duyulmadık isimler yerine Jeremy Renner gibi, Paula Patton gibi isimleri görebiliyoruz. (Yine de bu isimlerin "Tom Cruise" isminin gölgesinde kaldığını söylemeye de gerek yok sanırım.)
Ha bir de şu "kayıt" meselesi var. Hani şu "Bu kayıt kendini 5 saniye içinde imha edecektir." meselesi. Görevimiz Tehlikenin en can alıcı ve en özgün sahnesinin bu filme alınmadığına inanamıyorum.  Ama umarım bu eleştiriler yapımcıların kulağına gider de 5. filmi daha dikkatli çekerler.

Filmi beğenmedim demiyorum, ama diziyi yıllarca takip ettmiş biri olarak bu eksiklikleri ve hataları kolayca görebiliyorum. Filmin adına yakışır bir şekilde bazı şeyler hayalet olmuş sanki. Ama siz yine de filmi izleyin. Beğeneceğinize eminim.

Hayata İyi Seyirler...