arnold schwarzenegger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arnold schwarzenegger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2015 Salı

"Terminator: Genisys" Başa Döndük...

Bugün Ramazan ayının 25. günü ve ben yine, bir orucun 3 saatini sinemaya tutturdum. Hem de kime biliyor musunuz? Arnold Schwarzenneger'e :)))

Sinemaya gidince tuhaf bir durum fark ettim. Yıllar önce (yani ben öğrenciyken) elimde cips paketim; tırnaklarımda siyah ojelerim; altımda salaş kot pantolonum; yayıla yayıla izlediğim Terminatör filmlerini şimdilerde daha farklı izliyorum. Nasıl mı? Çocukları bakıcıya bırakıp, çiçekli gömleğimi üstüme takıp, sahurda da oruca niyet edip gidiyorum sinemaya... Nasıl ama? Komik Değil mi??? :)))

Evveeeeet beni bırakalım da gelelim filme... Arnold Schwarzenegger'in "Güzel bir senaryo olmazsa oynamam" dediği beşinci film şu sıralar gösterimde... Bakalım senaryo güzel miymiş...

Kyle Reese - John Connar
Özet
2015 yapımı "Terminator: Genisys" Hikayeye göre John Connor, çoktan direnişin lideri olmuştur. Ve artık kıyamet gününü engellemesine ramak kalmıştır. Direnişçiler John Connor'ın emriyle Skynet'in merkezine son bir baskın yapacak ve sonra da işi bitirecektir. Baskın yapılır; Skynet kapatılır. Ama Skynet son anda yine yapacağını yapmış ve Sarah Connar'ı öldürmek üzere geçmişe bir terminatör yollamıştır. Bu sırada John Connar'ın da eli armut toplayacak değildir. O da zaman makinesini çalıştırır ve geçmişe en güvendiği adamını yollar: Kyle Reese'i...

Künye
Filmdeki terminatörlerden birini tabi ki bizim Arnold oynuyor. John connor'ı ise Jason Clarke canlandırıyor. Sarah Connor ve Kyle Reese rollerinde ise Emilia Clarke ve Jai Cortney görülüyorlar. 

Filmin yönetmeni ise "Thor: Karanlık Dünya"nın da yönetmeni olan Alan Taylor.
Yorum
1) Filme gitmeden önce 1. ve 2. filme mutlaka tekrar atın. 3. ve 4. filmleri ise hiç izlememiş gibi yapın. Hatta mümkünse onları unutun. 

2) 1. ve 2. filmde yer alan en kenarda köşede kalmış karakterlerin bile isimlerini hafızanızda tutun. 

3) Beklentilerinizi düşürün. 

Bunlar objektif tavsiyelerimdi. Şimdi gelelim subjektif yorumlara:

1) Filmde dost düşman birbirine girmiş. Bize şok yaşatalım derken ayarlarımızla oynamaya kalkmışlar.

2) Film boyunca hiç sıkılmadım. Gayet eğlenceli ve bol aksiyonlu bir filmdi. Hatta bir iki sahnede tüylerim ürperdi. Bazen de yerimden zıpladım (3D etkisi)

3) Yine de bence evde DVD'den de izlense yeterli olacak bir film.

Hayata İyi Seyirler...

P.S. "Geri Döneceğim..."

7 Haziran 2015 Pazar

"Terminator: Yaratılış"

Benim gibi Terminator hayranları için sevindirici haber: Serinin 5. filmi "Terminatör: Yaratılış" (Terminator: Genesis) Temmuz'da gösterime girecek.

Senaryo her zaman ki gibi geleceğe dönük. Ama aynı zamanda Terminator serisinin ilk filmi niteliğinde. Taaaa Keyle Reese ve Sarah Conor tanışmasına gideceğiz.
Hiç zannetmiyorum 2. filmin tadını vereceğini. Yine de merakla bekleyeceğiz tabi.

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Terminator serisini mercek altına aldığımız daha önceki yazımıza bir göz atmanız dileğiyle...

http://yaseminnewsted.blogspot.com.tr/2012/09/terminator-salvation-nasl-oldu-da-tutmad.html

10 Kasım 2014 Pazartesi

"Cehennem Melekleri 3" Bizim İhtiyarlar 3 :)))

Dün eşim, elinde bir flaş bellek "İki tane filmimiz var. Hangisini izleyelim?" dedi. Ben de "Neymiş onlar" dedim. "Biri bilim kurgu, diğeri de "The Expendables 3" dedi. Direk atladım tabi "". Hangisine atladığımı söylememe gerek yok artık. Direk konuya gireyim.


Özet
2014 yapımı "Cehennem Melekleri 3" (The Expendables 3) adlı film aksiyon türünde. Hikayeye göre Cehennem Melekleri Timi, türlü türlü operasyonlar yapmaya devam etmektedirler. Sıradaki görev ise, nakliyesi yapılmak üzere olan yüksek etkili bir bombayı ele geçirmek olacaktır. Tabi aksiyona doymayan ekip, geçerken eski bir Meleği de hapisten kaçırma operasyonunu da araya sıkıştırıverir. Bu ayak üstü operasyon biter bitmez söz konusu bombanın bulunduğu limana baskın yapılır. Ancak bu sırada ekibin lideri Barney, hiç beklenmedik eski bir düşmanla karşılaşır. Yıllar önce öldürdüğünü zannetiği Conrad'ı görünce Barney'in aklı uçar. Şu durumda yeni görev bellidir: Yarım kalan işi bitirmek...

Künye
Filmin senaristi yine Sylvester Stallone. Beyefendi, oğlunun ölümünün ardından yapılan "Stallone bitti" yorumlarına bir kez daha cevap vermiş desek yeridir. Diğer taraftan filmdeki tanıdık oyuncular saymakla bitmez. Harrison Ford'lar, Arnold'lar, Antonio Banderas'lar, Jet Li'ler, Jason Stathom'lar, Mel Gibson'lar, Wesley Snipes....... havalarda uçuşuyor. Hatta abartmadan söylüyorum: Filme 3 dakkada bir, bir ünlü giriyor:)))

Yorum
Yorumlara gelince... Vallahi ben Stallone filmlerine karşı bi hayli torpilli davranıyorum. Yine öyle yapacağım. Film çok eğlenceli. Ha tabi aksiyon filmi gibi görünen fantastik komedi türünde bir filme benzediğini söylemek yerinde olacak.
2-3 kez izleyeceğiniz bir film değil belki ama en azından bir kere izleyin. Yaşlarının toplamı 2500 olan bu usta aktörlerin nasıl usta aktör olduklarını mutlaka görün.
Film boyunca 8-10 kostüm değiştiren moruklara (bunu bir iltifat olarak yazıyorum) en çok yakışan kostümlerin komando kostümü olduğunu siz de görün.
Senaryodaki operasyonların hem yeni nesil hem eski nesil operasyonları nasıl harmanladığını görün.
Filmdeki gençlerin filme nasıl bir hava kattıklarını da görün.
Görün yani :)))

Hayata İyi seyirler... 

15 Ocak 2014 Çarşamba

"Kaçış Planı" Dünyanın En Güvenlikli Hapishanesi..

Bana ister “kro” deyin, ister “maço” deyin, ister “erkek Fatma” deyin. Ne derseniz deyin. Çocukken de severdim Arnold ile Stallone'u; hala da çok seviyorum. İşte onları hala seviyor olma sebeplerimden biri...


Özet
2013 yapımı Kaçış Planı (Escape Plan) adlı aksiyona bir bakalım. Hikayeye göre Breslin, özel bir güvenlik şirketi için çalışmaktadır. İşi ise hapisten kaçmaktır. Evet yanlış duymadınız; hapisten kaçmak. Breslin çeşitli şekillerde 17 hapishaneye girmiş ve hepsinden kaçmayı başararak hapishane müdürlüklerine zayıf yönlerini bildirmiştir. Hatta Breslin bu konuda kendini o kadar geliştirmiştir ki bir kitap bile yazmıştır. Bir gün yine bir iş siparişi gelir ve çok özel tasarlanmış dünyanın en güvenlikli bir hapishaneden kaçması istenir. Breslin, bu işi yüksek bir fiyata kabul eder. Breslin hazırlıklarını yapar ve hapse tıkılmak için yola koyulur. Ancak bunun bir iş değil; bir ortadan kaldırma operasyonu olduğunu anlamasıyla o zorlu hayatta kalma mücadelesi başlar.



Künye

Filmde Breslin'i elbette ki Stallone oynuyor. Ona hapishanede arkadaşlık eden kişiyi ise Arnold Schwarzenegger canlandırıyor. He bir de arada çerez oyuncu olarak 50 Cent'i görebilirsiniz.


Yorum
Tabi ki izleyin. 65 yaşındaki adamlarda ne enerji var, bir görün. Zaten senaryo da çok güzel. Ben çok beğendim. Zaten hapishane filmlerini çok severim. Siz de eğer “Son Kale” gibi, “Esaretin Bedeli” gibi, "Felon" gibi filmleri beğendiyseniz; bunu da beğenirsiniz.


Hayata İyi Seyirler...



2 Şubat 2013 Cumartesi

"Gerçek Yalanlar"

Arnold... Arnold... Yıllar önce video kasetini defalarca izlediğim aksiyon komedi filmi... "Gerçek Yalanlar" (True Lies)... Televizyonda yeniden rastlanır da izlenmez mi? İzlenir.
1994 yapımı efsane filme bir bakalım. Harry (Arnold Schwarzenegger) bir gizli ajandır. Hatta o kadar gizlidir ki ailesinin bile bundan haberi yoktur. Harry gece gündüz James Bond'luk yaparken karısı ve kızı onun sıkıcı bir bilgisayar satıcısı olduğunu düşünmektedirler. Harry'nin, karısını bu kadar çok ihmal etmesi hiç beklenmedik bir sonuç doğrurur: Harry aldatılır. Daha doğrusu Harry öyle zanneder. Tamamen yıkılan Harry kovaladığı işi askıya alır ve eldeki tüm imkanları karısına kilitler. Ama ne zaman ki askıya aldığı iş, Harry'yi ve karısını rehin alır, işte o zaman tüm yalanlar açığa çıkmaya başlar.

James Cameron imzalı film gerçekten çok komik ve sıradışı. Komik ögelerin bazen saçma ve fantastik durdukları doğru. Hatta Jamie Lee Curtis'in dans sahnesini fast forwardlamak zorunda kalabileceğinizi söylemek zorundayım. Bir kaç filmlik konunun tek bir filmde toplanması da sadece James Cameron gibi bir kaç yönetmenin başarabileceği bir şey. Hele filmin sürpriz sonu tahmin edilir gibi değil.

İzleyin, gülün, eğlenin.

Hayata İyi Seyirler...   

22 Kasım 2012 Perşembe

"Gerçeğe Çağrı"ları Kıyaslayalım mı?

Sinema sektörü her 10 senede bir çağ atlıyor. '70'leri filmleri 60'lardan, 80'lerin filmleri 70'lerden, 90'ların filmleri 80'lerden daha farklı. Milenyum'un filmleri ise gerçeten bambaşka. Bu kıyaslamayı en rahat, reprodüksiyonlarda (yeniden çekilen filmlerde) görüyoruz. Gelin sizinle 1990 ve 2012 yapımı "Gerçeğe Çağrı" (Total Recall) filmlerine bir bakalım.

1990 yapımı "Gerçeğe Çağrı"filminde, Douglas Quaid adlı karakterin hikayesini çok güçlü bir kurguyla ve iyi bir senaryoda izlemiştik. Diğer taraftan bilim kurgu türündeki filmin bilimi az, kurgusu çoktu. Filmde komplike hikayeler ve uçuk uçuk karakterlere şahit olmuştuk (mutasyona uğramış tuhaf insanlar gibi). Filmin plastik makyözü her kimdiyse, gerçekten çok başarılıydı. Başka bir açıdan değerlendirmeye devam edersek, o zamanki görsel efektlerin şu anki gibi olası zaten mümkün değil. Yine de o dönem için çok emek sarfedilmiş ve o fantastik dünya için iyi para harcanmış olduğu her halinden belliydi. Filmin başrolünde ise  o dönemin efsane aksiyon ve bilim-kurgu oyuncusu Arnold Schwarzenegger ve Sharon Stone oynuyordu.

Gelelim 2012 yapımı "Gerçeğe Çağrı" filmine. Bu kez, kurgusu aynı olmakla beraber bambaşka bir senaryoyla izliyoruz Douglas Quaid'in hikayesini. Ama daha bol aksiyonlu. Hatta bol bol aksiyonlu bir filmde. Neredeyse beş dakikada bir silahların patladığı bir bilim kurgu filminde. Üstelik çağın hızına gerçekten çok uygun. Yani çok hızlı. Hele o fantastik dünyada bir kovalamaca sahneleri var, "Takip sahnesi dediğin böyle olur" dersiniz. Öylesine güzel. Ancak öyle fantastik tiplere pek yer verilmemiş. O mutant dünyasından sadece bir tip (terbiyem gereği nasıl bir tip olduğunu yazamıyorum, bilenler bilir). Görsel efektlerin güzelliğinin tarifi yok, o ayrı konu. Bu filmin başrol oyuncusu ise Colin Farrell ve Jessica Biel. 

Ben her iki filmi de severek izledim. Ama yeni nesil "Gerçeğe Çağrı" filminin, yeni nesil izleyicileri daha çok tatmin tatmin edeceğini düşünüyorum.

İzlediğinizde bana katılacağınızı düşünüyorum.

Hayata İyi Seyirler...

  

21 Ekim 2012 Pazar

"Cehennem Melekleri" Uçsun mu???

Daha 13-14 yaşlarındayken defterlerime Sylvester Stallone'un çıkartmalarını yapıştırırdım. Tabi Arnold'ın da. Ve tabi Bruce Willis'in de. E bazen Van Damme'nin ve ara sıra Chuck Norris'in de. Bu çatlak adamların hepsini, buna ilaveten Jet Li ve Jason Statham'ı, tek bir filmde göreceğimi tahmin bile edemezdim. Ama delinin biri çıktı ve hem yazdı, hem yönetti, hem yaptı hem de oynadı. Bu deli: Stallone'du.

Kendisi 2010'da tüm bu isimleri derledi toparladı; sıradan ama güzel bir senaryo yazdı; espirilerle süsledi; vuruşma, çatışma, patlama, patlatma, restleşme, dayanışma, kaçma, kovalama sahneleri koydu . Sonra da “The Expendables”ı (Cehennem Melekleri'ni) piyasaya sürdü.

İki yıl sonra, filmin yeterince reaksiyon aldığını görünce aynı ekibe bir kaç “marka” isim daha ekleyip ikinci filmi de çekti. Ayrıca bu filmde aksiyon miktarı bir kuple daha artırıldı ve alın size “The Expendables 2” ortaya çıktı.

Filmlerdeki espirileri anlayabilmeniz için bu adamların eski filmlerini de izlemiş olmanız gerekiyor. Benim bu konuda pek eksiğim olmadığı için filmlerin ikisini de severek izledim. Size de tavsiye ediyorum.

Hayata İyi Seyirler...

20 Eylül 2012 Perşembe

Terminator Salvation nasıl oldu da tutmadı???


“Adam Terminator gibi” dediğimde eminim hepinizin gözünde aynı tip canlanıyor. Tarife gerek yok. “Arnold” dediğimde ise “Hangi Arnold? ” diye sormazsınız bile. Filmi hiç izlememiş biri bile birbiriyle bütünleşmiş olan bu ikiliyi bilir.

T1, T2 ve T3
Onlarca defa izlediğim T1 ve T2'den sonra 3. filmi herkes gibi ben de sadece bir kez izledim. Sebebiyse John Connor rolü için yapılan cast hatasıydı. O çok bütçeli muhteşem film, yaşlı Arnold'ın insanüstü çabasına ve fedakarlığına rağmen (beyefendi filmin başındaki vinçle takip sahnesi için, sözleşmesinde yazılı fiyatın bir kısmından vazgeçmiş ve “bu sahne çekilmeli demiş”) film yapımcıları filmin isim hakları da dahil olmak üzere tüm telif haklarından vazgeçerek iflasın eşiğinden ancak dönebilmişlerdir.

T4
Ya 4. filme ne demeli??? Böylesine güçlü bir senaryoya rağmen, böylesine gerçekçi görsel oyunlara, ışıklandırmaya, diyaloglara, kurguya ve güçlü oyuncu kadrosuna rağmen ne oldu da T.S. Hasılat rekorları kırmadı???

Bu soruya net bir cevap bulamadım. Sadece bazı tahminlerim var. Bence en önemli sebep başta da söylediğim gibi Terminator rolünde Arnold'ı göremediğimiz için. Bir de buraya yazmaya bile değmeyecek önemsiz sebepler. Başka da sebep göremiyorum. Bu yüzden bu konuyu tartışmaya açıyorum. Sizce neden Terminator Salvation tutmadı??? Cevaplarınızı merakla bekliyorum.

Hayata İyi Seyirler...