hugh jackman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hugh jackman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2014 Cuma

"X-Men: Geçmiş Günler Gelecek" Süper Film...

"Yaaağma yağmuuuuuuuuur; eeesmeeee rüüüzzgaar. Yolda yolcuuuuuuuum vaaaaar beniiiiiiim" diyesim var:))) Yolda yolcumu beklerken zamanı  hızlandıracak bir filme ihtiyacım vardı. Ve o film elbette ki X-Men serisinin son filmi olmalıydı.

Özet
Mystic
2014 yapımı "X-Men Geçmiş Günler Gelecek" (X-Men: Days of Fure Past) adlı film, serinin diğer filmleri gibi bilim kurgu türünde. Hikayeye göre mutantlarla insanlar arasında yıllardır süren savaşta mutantlar yok olma noktasına gelmişlerdir. O kadar ki koskoca dünyada sadece 8-10 tane mutant kalmıştır. Kimdir onlar? Tanıdık isimler: Xavier, Wolverine, Magneto, Storm ve yeni yetme bir kaç tane daha. Peki sizce insanlar mutantları nasıl bu kadar köşeye sıkıştırmış olabilirler? Anlatayım. 1973'te Mystic'in yaptığı bir hata yüzünden. Mutantlar ne yaptılarsa bu beladan kurtulamamışlardır. Geriye yapılacak tek bir şey kalmıştır. Bu işi düzeltmesi için 1973'e birisini göndermek. Zamanda bu kadar geriye gidip yaralanmayacak ve yaralansa da aynı hızda iyileşecek tek kişi ise elbette ki Wolverine olacaktır.  

Künye
Filmdeki isimler süper. Çünkü senaryo gereği mutant kahramanlarımızın hem geçmişlerini, hem şu anki hallerini aynı filmde keyifle izleme şansına sahibiz. Liste uzun olduğu için diğer yorumlara geçeceğim.

Yorum
Film çok güzel. Çok çok çok güzel. Geçmişe adam gönderme fikri daha önce "Geleceğe Dönüş" serisinde de, "Terminator" serisinde defalarca çalışıldı. Ama aynı filmde ............ gönderme fikri dahiceydi. (Spoiler korkusu)

Ben filmi çok beğendim. Bilim kurgu seviyorsanız eminim ki X-Men'leri de seviyorsunuzdur. X-Menleri seviyorsanız, buna bayılacaksınız demektir. 

Hayata İyi Seyirler...

P.S. Bilim kurgu filmlerine karşı algılarımı kökünden değiştirdiği için "The Matrix"i izlediğim güne lanet etmek istiyorum:)))

18 Ocak 2013 Cuma

"Sefiller" Müzikali Nasıl Bir Film???

Şu hayatta kimse durup dururken bir yerlere gelmiyor. 40 yıl düşünsem aklıma gelmez, Hugh Jackman'ı ve Russell Crowe'u müzikal bir filmde, hem de “Sefiller” müzikalinde izleyeceğim. Üstelik de kendi sesleriyle ve muhteşem performanslarıyla.

Filmin girişindeki 5-10 dakikanın seyrine doyum olacak gibi değil. Çünkü en az görsel şölen kadar olağanüstü bir besteyle de hafızalarınıza kazınacak bir sahne...
 (Hugh Jackman) ve Javert'in (Russell Crowe) ölümüne dövüştükleri sahnedeki müzikal kapışmaları da anlatılır gibi değil... Devrimci Marius ve yoldaşlarının direnişlerinin tarifi yok... Cosette'nin zavallı annesi Fantine'nin çaresizliği içler acısı... İnsanların açlıktan, hastalıktan ve pislikten süründüğü sahneler...

Size filmin konusunu anlatacak değilim, büyük usta Victor Hugo'nun muhteşem eserini defalarca okudum, kitaba çekilen tüm filmleri de izledim.

Müzikal seven bir millet olmadığımız da kesin. O yüzden iki buçuk saatlik bu uzun filmin bazı sahneleri sizi bayabilir. Filmin tüm şarkılarının da aynı güzellikte olmadığını söylemek zorundayım. Filmin sonu da kitaba nazaran biraz daha iyimser bitmiş.

Ama bu filmi izleyin. Bu filmi mutlaka ve mutlaka izleyin.

Hayata İyi Seyirler...

20 Aralık 2012 Perşembe

Bir İnsan "Prestij" İçin Neler Yapabilir???

Şu Christopher Nolan'ın düşük reytingli bir filmini görmek nasip olacak mı bilmiyorum. Beyefendinin her filminin 10 üzerinden 8'in üzerinde olması bir tesadüf olamaz herhalde. Bu olsa olsa adamın bir deha olduğunu gösteriyor. Bu adamın şaheserlerinden birine daha bakalım. Hangisine mi? (The Prestige) Prestij'e...

2006 yapımı filmle 19. Yüzyıl İngiltere'sine doğru şöyle bir uzanalım. Robert (Hugh Jackman) ve Alfred (Christian Bale) iki ünlü sihirbazdırlar. Robert, karısı Olivia ile birlikte muhteşem showlar sergileyen bir ilüzyonistken, Alfred ise gösterişten uzak, ama akıllara durgunluk veren gösteriler yapmaktadır. Ancak her ikisinin de ortak bir özellikleri vardır. İkisi de "1 Numara" olmak istemektedir. Bu hırs, iki sihirbaz arasında ölümüne bir rekabet başlatacaktır. Peki bu rekabette kim ölecek ya da kim sağ kalacaktır? Alfred? Robert? Robert'ın karısı? Alfred'in karısı? Alfred'in çocuğu? Sponsor? Asistanlar? Mühendisler? Hepsi? Hiç biri?

Christopher Priest'ın aynı adlı romanından uyarlanmış olan filmin yapımcısı da yönetmeni de senaristi de Christopher Nolan. E biraz da kardeşi Jonathan Nolan'dan yardım almış.

Filmi izleyin. Hırs denen şey, inatlaşmaya dönüşünce başınıza ne işler açarmış, görün.

Hayata İyi Seyirler... 

21 Kasım 2012 Çarşamba

"Çelik Yumruklar" Öldürür Mü???

Müsrif, savruk, vurdumduymaz ve maceraperest bir babanız olsa (ya da zaten varsa) n'aparsınız? Böyle bir durumda kim olsa çileden çıkar herhalde. İşte zavallı küçük Max'in başında böyle bir bela var.

walt disney plot
Size 2011 yapımı Çelik Yumruklar (Real Steel) filminden bahsetmek istiyorum. Filmimiz şöyle: Eski bir boksör olan Charlie Kenton, hayatını uzaktan kumandalı devasa robot dövüşlerinde müsabakalara katılarak kazanan bir maceraperesttir. Tabi buna kazanmak denirse. Arka arkaya katıldığı yarışlarda robotları hurdaya dönen Charlie'nin tek sorunu da bu değildir. Charlie'nin uçan kuşa borcu vardır. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de eski sevgilisi ölür ve geriye ortaokul çağlarındaki Max'i miras olarak bırakır. Ancak oğluyla o güne kadar hiç ilgilenmemiş olan Charlie de, Max'in teyzesinin zengin kocası da küçük Max'i istemeyecektir. Max'in teyzesinin kocası, küçük Max'i Charlie'ye bırakmanın yolunun paradan geçtiğini anlar ve gırtlağına kadar borca batmış olan Charlie, Max'i almayı kabul eder. Charlie ve tıpkı babası gibi bir robot dövüşleri hastası olan Max için, birlikte yaşanacak zorlu bir süreç başlamıştır.

Filmde, Wolverine'den beri hiç bir yere yakıştıramadığım Hugh Jackman'ı ve Charlie'nin kız arkadaşı rolünde de Evangeline Lilly'yi başrollerde izliyoruz.Filmin yönetmeni ise “Pembe Panter” ve “Müzede Bir Gece”nin de yönetmeni olan Shawn Levy.

Filmi izleyin, büyüklerimiz “akıl yaşta değil, baştadır.” derken neyi kastetmiş görün.

Hayata İyi Seyirler...

1 Kasım 2012 Perşembe

"X-Men Başlangıç: Wolverine" Nasıl Oluştu???

Çizgi roman... Çizgi roman... Çizgi roman... Çizgi roman severler bilirler: X-Men serüvenleri, yıllar süren bir çizgi roman serisidir. Profesör Xavier'in mutant talebeleri ve onların eğitmenlerinin kahramanlıkları dillere destandır. Cyclops'un, Beast'in, Rogue'un, Storm'un hikayelerine doyum olmaz. Ama en keyifli serüvenler her zaman Volverine'indir. Bu sebeple olacak ki sadece Wolverine'in, X-Men serisinden bağımsız çizgi romanları çıkmıştır. Doğal olarak Wolverine için ayrıca film çekmek de farz olmuştur.

"X-Men Başlangıç: Wolverine" işte bu ilginç süper kahramanın doğuş hikayesini anlatıyor. 2009 yapımı filmde Logan ve abisi Victor'un çocukluğuna kadar inilmiş. Daha iki küçük çocukken mutant olduklarını çok acı bir olayla keşfeden iki kardeş, evlerini terketmek zorunda kalırlar. Hisleri, hareketleri ve yürüyüşleri birer insandan ziyade, birer vahşi hayvanı andırmaktadır. Ayrıca ellerinden çıkan güçlü kemikten pençeleri ve kendini hızla onaran vücutları sayesinde adeta iki kurt adama dönmüşlerdir. Bu iki olağanüstü güç sayesinde neredeyse ölümsüzleşen iki kardeş, yıllarca kendilerini bir o savaşta bir bu savaşta omuz omuza çarpışırken bulurlar. Ne zaman ki Logan (ve bunun gibi bir kaç yetenekli mutant daha) Albay Stryker tarafından, türlü türlü deneylerle ölüm makinesine dönüştürülünce, Victor'la Logan'ın arası açılır ve iki kardeş iki düşman olur. Bir taraftan abisiyle mücadele etmek durumunda kalan ölüm makinesi Wolverine, bir taraftan da Stryker'dan intikam almak ve onun korkunç planlarına dur demek zorunda kalır. 

Filmin yönetmeni Gavin Hood ve senaristi David Benioff çok başarılılar. Yıllardır Wolverine'i canlandıran Hugh Jackman ise, sanki artık gerçekten kurt adam gibi. Filmin diğer oyuncuları da rollerine cuk oturmuşlar.

Ben bu filmi çok beğeniyorum. Yıllardır çevirip çevirip bir daha izlerim. Siz de bu tür fantastik hikayeleri seviyorsanız, mutlaka izlemelisiniz.

Hayata İyi Seyirler...