yerli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yerli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2016 Salı

"Bizim Hikaye" Başka Bir Darbe Hikayesi...

Yaz tatilinde tam da 15 Temmuz sürecine denk gelen tarihlerde annemle birlikte öylesine bir film açalım dedik. Denk geliş o geliş... Kör parmağım gözüne şeklinde bir film yakalamışız meğerse. Anlatayım...

bizim hikaye ile ilgili görsel sonucuÖZET
2015 yapımı “Bizim Hikaye” adlı film dram türünde. Olay 1980 darbesine uzanan bir meseleyle başlamaktadır. Hikayeye göre iki çocuk babası İsmail, genç bir yazardır. Memlekette yaşanan sağ-sol çatışmalarının hızla devam ettiği bir dönemde kendince bir taraf belirlemiş ve bu yönde kitaplar yazmıştır. Bir gün o anarşi ortamı, o istenmedik sonucu doğurur ve yıllarca konuşulacak olan '80 darbesi gerçekleşir. İlk tutuklananlardan biri de İsmail olur. İsmail, ailesini geride bırakıp hapse girince her iki taraf için de çok zor günler başlar. İsmail 2.5 yıl içeride türlü türlü işkencelere maruz kaldıktan sonra hayatını kaybeder. Üstelik ailesine doğru dürüst hiç bir açıklama yapılmamıştır bile. Ancak İsmail, başından geçen herşeyi günlüğüne yazmıştır. Aradan yıllaaaaar yıllar geçer. İsmail'in oğlu Ahmet o zor günlere inat avukat olur. Genç avukatın tek amacı babasının karartılmış günlüğünü alabilmek ve iade-i itibarını sağlayabilmektir. Genç avukat bu amaç her şeyi yapacaktır.
bizim hikaye ile ilgili görsel sonucu

KÜNYE
Filmde hep dizilerden tanıdığımız ünlü oyuncular var. Ama ben isimlerini bilmiyorum.

YORUM
Filmin hikayesi acıklı tabi. Ama yeterince yansıtılamamış bence. Çok daha gerçekçi ve derli toplu bir film çekilebilirdi. Çekilmeliydi. Sağa sola dağılmamalıydı. (İşin içine aşk meşk torun torba meseleleri falan da girince eksen kayması yaşanıyor da)

O yüzden ben tavsiye etmiyorum. Yine de siz bilirsiniz.


Hayata İyi Seyirler...

29 Ağustos 2016 Pazartesi

"Her Şey Aşktan" Hoş Bir Türk Filmi...

Hasbel kader izlediğim bir Türk filmini çok beğendim ve size de anlatmak istiyorum.

herşey aşktan ile ilgili görsel sonucuÖZET
2016 yapımı "Her Şey Aştan" adlı film romantik komedi türünde. Hikayeye göre Pelin normal bir ailenin normal bir kızıdır. Bir mağazada kasiyer olarak çalışmaktadır. Ama sevgilisi anormal zengindir ve Pelin de altta kalmamak için epeyce borca girmiştir. Daha da kötüsü düğüne 10 gün kala sevgilisinin anormal bir yönüyle daha karşılaşır. Zira anormal çapkın sevgilisi anormal bir iş yapıp başka bir kadınla birlikte olur. Bunu gören Pelin nişanı atar ve borçlarıyla baş başa kalır. Artık zor günler Pelin'i beklemektedir.

herşey aşktan ile ilgili görsel sonucu
Esas Oğlan - Çapkın Nişanlı
KÜNYE
Filmde tanıdık tanımadık bir çok isim var. Ama herkesin bildiği gibi asıl sansasyon isim Sezen Aksu'nun oğlu. Beyefendi çapkın nişanlıyı oynuyor. Filmin baş rollerini ise Hande Doğandemir ve Hakan Meriçliler paylaşıyorlar. Özcan Deniz'in de küçük bir rolü var.

YORUM
Filmin konusu basit aslında. Ancak yönetmen kafayı çalıştırmış ve epeyce ilginçlik katmış. Hoş bir film. İzlenir mi? Neden olmasın. Neler izlemiyoruz ki?

Hayata İyi Seyirler...

8 Ağustos 2016 Pazartesi

"Kırımlı" Bir Savaş Dramı...

Türk tarihi savaşlarla dolu malum. Çekmeye kalksan filmler yetmez.

Ama neyse ki birileri bu madenin farkında ve ara sıra el atılıyor. Okuyalım efendim...

Özet
kırımlı ile ilgili görsel sonucu2014 yapımı "Kırımlı" adlı film dram türünde bir savaş filmi. Hikayeye göre Sadık, Kırımlı bir subaydır. 2. Dünya Savaşı esnasında Alman Nazileriyle birlikte Ruslara karşı savaşmaktadır. Görevi icabı trene binmek üzere istasyonda beklemektedir. Maria ise kaçak olduğu her halinden anlaşılan yarı Polonyalı yarı Alman ürkek bir kızdır. Elindeki sahte kimlikle trene binmeye çalışacaktır.Ancak Gestapo subayları tarafından fark edilince paniğe kapılır. Meseleye şahit olan Sadık, Maria'ya arka çıkar ve onu kurtarır. Böylece ikisi de trene binebilir. İşte bu seyahat esnasında birbirlerini tanıma şansı bulacaktır.

Künye
Filmde Kırımlı Sadık'ı Murat Yıldırım oynuyor. Maria'yı ise Selma Ergeç canlandırıyor. Filmin roman uyarlaması olduğunu söylemekte de yarar var. 

Yorum
Film fena değil ancak eleştiriye muhtaç yönleri var.

* Murat Yıldırım'ın oyunculuğu yer yer sunileşiyor. Öyle zannediyorum ki tüm sahneleri içine sindirememiş.

* Maria'nın hikayesi yeterince iyi işlenememiş.

* Filmin ses kalitesi çok ayarsız. Diyaloglar hiç duyulmuyor. Savaş sahneleri ise (ki bu sahnelerde Warner Bros'tan yardım alınmış) kulakları sağır ediyor.

* Kitap nasıl bilmem ama filmde çok boş sahne var. Sadık'ın hikayesindeki karakterlerle Maria'nın hikayesinin hiç bir ortak noktası yok. Mutlaka bir yerlerde kesişmeliydi yollar. 

Ama film kahramanlık filmi. İzlenir mi izlenir. Tek tavsiyem, kumandanız elinizde, parmağınız ses düğmesinde olsun.

Hayata İyi Seyirler...

26 Haziran 2015 Cuma

"Zaman Makinesi 1973" Çok Şeker Bir Film...

Bu arada memlekette izlemeyen adam kalmadı artık ama yine de bahsetmek istiyorum. Çünkü çok şeker bir film.

Özet
2014 yapımı "Zaman Makinesi 1973" adlı film komedi türünde. Hikayeye göre Tolga, zengin bir ailenin şımarık küçük oğludur. Tolganın babası Ali Rıza ölüm döşeğindedir ve gider ayak servetini kimlere bağışladığını açıklar. Ailedeki herkes bu güçlü mirastan beklediği gibi payını almıştır. Ancak Tolga'ya fi tarihinden kalma bir Anadol araba kalmıştır. Tolga bu duruma ve daha çok da babasına çok sinirlenir. Ama yapacak bir şey yoktur. Tabi arabaya binmekten başka...

Künye
Filmde Tolgayı Gürgen Öz oynuyor. Tolga'nın geçmişte aşık olacağı çiçek kız Yasemin'i ise Seda Bakan canlandırıyor. 

Yorum
Film basit ama çok şeker. 
Espri ögeleri tam olarak biz Türklere göre. Hatta eğer 30-40 yaşlarınızda değilseniz esprileri anlamayabilirsiniz bile.

Ama film çok şeker. Mutlaka izleyin derim. Tabi sağır sultan değilseniz:)))

Hayata İyi Seyirler...

6 Kasım 2014 Perşembe

"Prensesin Uykusu" Bir REDD Filmi...

Ben pek yerli müzik dinlemem. Ya Türk Sanat Müziği, ya Iron Maiden. O kadar keskin çizgi yani. Ama eşim güzel olan her şeyi keşfetmeyi bilir. Yakın bir zamanda yine bir şey keşfetmiş. REDD'in bir şarkısı. "Prenses'in Uykusu"... Hani Çağan Irmak'ın filminde soundtrack olan.
Biz de şarkının hatırına filmi izledik. Hadi anlatayım...

Özet
2010 yapımı "Prensesin Uykusu" adlı film dram türünde bir yerli film. Hikayeye göre Aziz, 30 yaşlarında genç ve sempatik bir kütüphane memurudur. Aksak ayağına rağmen her zaman gülümseyen yüzü sayesinde herkesin cicisi olarak hayatını sürdürmektedir. Bir gün Aziz'in üst katına çok cici bir kız çocuğu ve onun bahtsız annesi taşınınca Aziz'in hayatı değişir. Aziz, bu küçük kızın annesinden çok hoşlanır ve onlarla yakınlık kurmaya çalışır. Ama bahtsız kadıncağızın ağzı sütten çok fena yanmıştır. O yüzden Aziz'i yanına bile yaklaştırmaz. Ta ki bir gece küçük kızın pislik babası küçük kızı dövüp komaya sokuncaya kadar... İşte o uyku, yani "prensesin uykusu"...

Künye
Başta da belirttiğim gibi filmin yönetmeni Çağan Irmak. Filmin baş rolünü ise Sevinç Erbulak ve Çağlar Çorumlu paylaşıyorlar.

Yorum
Film tipik bir Çağan Irmak filmi. Olaylar ya çocukların gözünden, ya da çocuksu yetişkinlerin gözünden anlatılıyor. Ama ne yazık ki Çağan Irmak, "Babam ve Oğlum"daki o dramatik etkiyi bir daha hiç yakalayamadı. Ne "Hayatımın filmi" dediği "Ulak" filminde; ne de bu filmde. Ne kadar ilginçlikler katmaya çalışsa da mimiklerimizi hareketlendirebilen bir film değil. Ne esprilerinde gülünüyor; ne de dramatik sahnelerinde hüzünleniliyor. Öylesine bir film işte...

Ne bileyim... Ben filmde pek bir şey bulamadım. Ama siz bir deneyin. Belki benim göremediğim birşeyler görebilirseniz. Yalnız görürseniz bana da söyleyin...

Hayata İyi Seyirler...

30 Eylül 2014 Salı

"Acı Aşk" Fantastik Olmayan Fantastik Bir Türk Filmi...

Geçenlerde küçük oğlumu (küçük dediğime bakmayın, kazık kadar oldu) ayağımda sallarken televizyonda bir film başladı. Yerli film. Hemen kumandaya gitti elim; başka kanala geçecektim. Bir de baktım kumanda çok uzaklarda. Mecburen izledim. Buraya kadar bir sorun yok. Asıl mesele... Asıl meseleyi yorumlar kısmında anlatayım.

Özet
2009 yapımı “Acı Aşk” adlı film, romantik dram türünde. Hikâyeye göre Orhan, bir üniversitede öğretim üyesidir ve Oya da başarılı bir fotoğrafçıdır. Bu ikisi yıldırım aşıyla birbirlerine tutulurlar ve son sürat evlenirler. Nikâh sonrası son sürat çıktıkları balayında son sürat bir kaza yaparlar ve Oya'nın her iki gözü de kör olur. Oya, evde ruh gibi gezmeye başlayınca Oya'nın son sürat başlayan aşkı son sürat sona erer. Ama Oya’yı terk etmeye de vicdanı el vermez. Çiftin evlilikleri bu şekilde ilerlerken hiç beklenmedik bir olay gerçekleşir ve karşı daireye hafifmeşrep bir kadın taşınır. İşte o kadından sonra Orhan teraziyi kaybeder. Hele bir de işin içine oynak bir kız öğrenci girince işler iyice sarpa sarar.

Künye
Filmde Halit Ergenç, Cansu Dere ve Songül Öden oynuyorlar.

Yorum
Gelelim başta bahsettiğim o asıl meseleye. Şimdiye kadar tesadüfen başını izleyip sonra sonunu merakla beklediğim ve gerçekten beğendiğim çok az film var. İşte onlardan bir tanesi bu. Fantastik bir film değil belki ama bir Türk filmi için fazlasıyla fantastik. Bizim alışık olduğumuz o “Yeşil Çam Filmleri” gibi değil kesinlikle. Sanki yabancı film gibi. Filmin pek çok yerinde “Haydaaaa” dedirtti yani.

Üstelik esprileri soğuk ama komik ve durum komedisi tekniği oldukça güçlü.

Hikayedeki düşünce ve yaşam tarzı benimkine hiç uymasa da filmi beğendim. Reytingi çok düşük ama tadına bakmaya değer.


Hayata İyi Seyirler...

15 Temmuz 2014 Salı

"Bi Küçük Eylül Meselesi" Bir Türk Filmi...

Bir Engin Akyürek hayranı olmama rağmen sinemada izleme fırsatı bulamadığım bir filmdi. Belki de pek üstüne düşmediğimdendir; bilemiyorum. Ama portalda rastlayınca kaçırmadım. Hadi başlayalım...

Özet
2014 yapımı "Bi Küçük Eylül Meselesi" romantik dram türünde. Hikayeye göre Eylül, İstanbul'un içini yemiş dışında gezen genç bir kızdır. Neşelidir, havalıdır ve çok güzeldir. Hayatta her şey onun istediği gibi gitmektedir. Özellikle de o gün kendini daha bir muhteşem hissetmektedir. Ama işte o gün Eylül'ün başına beklenmedik bir trafik kazası gelir ve genç kız gözünü hastanede açar. Kızımız sağ kalmayı başarır ama bir şeyler yolunda değildir. Eylül, son bir ayı hatırlamamaktadır. O son bir ayı hatırlamak içinse elinden gelen her şeyi yapacaktır.

Künye
Filmde Eylül'ü Farah Zeynep Abdullah oynuyor. Kendisine eşlik eden jön ise Engin Akyürek. İkisi de rollerinin hakkını vermişler. Filmin senaristi ve yönetmeni Kerem Deren ise "Ezel" dizisinin 46 bölümünü yazmış bir isimmiş, bu vesileyle bunu da öğrenmiş oldum.

Yorum
Sona doğru karmaşıklaşsa da hoş bir film. Bozcaada'nın eşsiz otantik havası sayesinde epeyce de şirinleşmiş. Hollywood'da çokça işlenmiş konu olduğu için ben pek etkilenmedim senaryodan ama belki sizi etkiler, bilemeyeceğim. Ama kaliteli yerli film arıyorsanız, mutlaka izleyin derim.

Hayata İyi Seyirler...

25 Haziran 2014 Çarşamba

"Eyvah Eyvah 3" Geyikli'de Geyik Aynen Devam...

Biliyorum artık Mısır'daki kör ve sağır sultan bile izledi bu filmi ama yazmam lazım içimde kalır. Hangi film mi?

Özet
Tabi ki 2014 yapımı "Eyvah Eyvah 3". Hikayeye göre klarnetçi Hüseyin'le biricik aşkı ve karısı Müjgan çocuk sahibi olmuşlardır. Bayram Berk... Her şey yolunda derken Firüzan'ın sürpriz ziyaretiyle birden işler değişir. Peki ya kariyerinin zirvesinde olan Firüzan'ın bu ani ziyaretinin sebebi ne olabilir? Ya da bu ziyaret sırasında neler yaşanabilir?

Künye
Bu soruların cevabı elbette ki yine aşağı yukarı aynı kadroyla yoluna devam eden Eyvah Eyvah 3 filminde.

Yorum
Film ilki kadar şeker olmasa da yine çok şeker. Yine bir yaz akşamı filmi olarak izlenebilir. Yazlığın bahçesinde çekirdek çıtlatılarak izlenecek bir film yani. İzleyin; serii yarım kalmasın.

Hayata İyi Seyirler...

"Düğün Dernek" İşleri...

Yerli filmlerden başlayalım demiştim. Yerli filmlerden devam edelim.

Özet
2013 yapımı "Düğün Dernek" adlı yerli film de isminden anlaşılacağı üzere komedi türünde. Hikayeye göre Fikret, Çetin ve İsmail; Sivas'ın bir köyünde kendi hallerinde yaşayan insancıklardır. Bir gün İsmail'in oğlu  bayram ziyaretini bahane ederek köye gelir ve herkesi şaşırtacak bir haber verir. Büyük sürpriz şudur ki genç adam bir sevgilisinin olduğunu ve bu kızla nikah kıymaları gerektiğini söyler. Bizim zavallı Fikret, Çetin ve İsmail'i bir anda sarar bir düğün dernek telaşı. İşte yokluklar için yapılacak düğün hikayesi böyle başlar.

Künye
Filmde artık isimlerini kafalarımıza kazımış olan Ahmet Kural, Murat Cemcir ve efsane oyuncu Rasim Öztekin oynuyor. 

Yorum
Film çok şeker bir film. Yine yazın size hoşça vakit geçirtecek bir film. İzleyin işte. Tabi hala izlemediyseniz.

Hayata İyi Seyirler...

"Sağ Salim" Öldürürken Güldüren; Güldürürken Öldüren Film...

Çok heyecanlıyım. Yine uzun bir aradan sonra nihayet yeniden film izlemeye başladım. Açıkçası bir süredir kendimi yarım kalmış hissediyordum. Şimdi tamamım.


Açılışı yerli filmlerle yapmak istiyorum. İki filmden oluşan bir serii.

Özet 1
Önce 2012 yapımı "Sağ Salim"le başlayalım. Komedi türündeki filmde hikaye şöyledir: Salim, gariban bir Anadolu köyünde kendi halinde yaşayan gariban bir gençtir. Kendi küçük dünyasında buruk bir yalnızlıkla ama büyük bir huzurla yaşamaktadır. Bir gün köyün muhtarı, Salim'i çağırır ve ondan bir cenazeyi kamyonetine bindirip defnedileceği kasabaya götürmesini ister. Salim muhtara ısrarla ölülerden korktuğunu söyler ama muhtar bu işi Salim'den başka kimsenin yapamayacağını söyleyince iş başa düşmüş olur. İşte Salim'in hayatının macerası böyle başlar.

Özet 2
2014 yapımı "Sağ Salim: Sil Baştan" adlı film de tıpkı ilki gibi komedi türünde. Bu kez Salim'in başına ne gelecekse; ilk filmde tanıştığı Nihal yüzünden gelecektir. 

Künye 
İki filmde de pek çok yarı ünlü oyuncu var. Yarı ünlü derken görseniz tanırsınız ama ismini bilmezsiniz ya; o türden. 

Yorum
Yerli filmlerini seviyorsanız, ya da şöyle diyelim: yerli komedisini ve Türk tipi esprileri seviyorsanız beğenirsiniz. Şahsen benim hiç tarzım değil. Çok hoşuma giden sadece bir kaç tane espri var. Ama yine de idare eder. Yazlıkta izlenecek film niyetine izlersiniz. 

Hayata İyi Seyirler...

13 Şubat 2014 Perşembe

"Celal ile Ceren" Acayip Bir Romantik Komedi....

Dün akşam kafam bozuktu. Birisi beni fena halde kızdırdı ve adrenalin patlaması sebebiyle sabaha kadar uyuyamadım. Kafamı dağıtmak için de gece sabaha kadar tam iki tane film izledim. Hem de romantik komedi türünde. Hadi size önce filmlerin ilkinden bahsedeyim. Sonra da olayın devamını anlatırım.

Özet
İlk filmimiz tüm Türkiye'nin bildiği bir film. 2013 yapımı “Celal ile Ceren”. Hikayeye göre Celal ile Ceren 6 yıllık bir ilişkiye imza atmış tencere-kapak bir çifttir. Bir gün Celal, bir arkadaşının bekarlığa veda partisine gitmeye karar verir. Bunun duyan Ceren resti çeker: “Eğer o partiye gidersen, Celal ile Ceren'i bitirirsin. Ya o parti, ya ben!!!” şeklinde. Celal ister istemez bir yol ayrımına girer. Ancak ne zaman ki arkadaşları Celal'i gaza getirip partiye götürürler; üstüne üstlük bir de parti görüntülerini internette yayınlarlar; işte o zaman trajikomedi başlar.

Künye
Filmin ekibi belli. Aykırı komedyenimiz Şahan Gökbakar ve komedi dünyasının prensesi Ezgi Mola.

Yorum
Aslında özeti yazmama gerek yoktu zira filmi izleyenler bile filmin konusunu biliyor. Yine de mutlaka arada sağır sultanlar kalmıştır diye düşünüp yazayım dedim. Yorumumsa; film elbette ki komikti. Hiç tarzım olmasa da bir anından bile sıkılmadım. Ve hatta çok güldüm. Biraz sapık ve bol bol küfürlü olmasını saymazsak (ki İstanbul'un kenar mahallelerinde geçen bir hikaye olması sebebiyle normaldir), tavsiye edebileceğim bir film.

Şu başta anlattığım olayın devamına gelince... Gece boyu toplamda 3-4 saat kadar uyuyup uyandıktan sonra; ama daha da önemlisi o kötü olayı bir miktar da olsa yoluna koyduktan sonra kafam biraz daha rahatladı. Şimdi daha iyiyim. Bu süreçte bana destek olan aileme ve arkadaşlarıma çok çok teşekkür ederim.

Hayata İyi Seyirler...

10 Ocak 2014 Cuma

Yeşil Çam'dan Bir Romantik Komedi...

Şu filmi bir milyon kere izledim. Gene çıksa, gene izlerim. Zaten de öyle oldu, yine çıktı, yine izledim :))) Hangi film mi? Hadi bakalım.

Özet
1971 yapımı "Satın Alınan Koca" tabi ki. Hikayeye göre Zeynep, zengin ve şımarık bir kızdır. Zeynep'in başından talihsiz bir aşk kazası geçmiştir. Ancak Zeynep bunu hiç önemsemese de fabrikatör babası bu lekeyi temizlemeye kararlıdır. Bu sebeple satılık bir koca aranır. Bu kişi ise komşunun küçük kızı Ayşe'nin ameliyat parası için bu evliliğe razı olacak olan fakir ama gururlu genç Murat'tan başkası olmayacaktır. 

Künye
Filmde esas oğlanı ve esas kızı Cüneyt Arkın ve Fatma Girik canlandırıyorlar. Yan rollerde ise Yeşilçam'ın en klasik isimlerini görüyoruz.

Yorum
Elbette ki izleyin. Hollywood'un bütün o saçma sapan romantik komedilerine on basar. En azından jönü, jöne benziyor :))) İzleyin işte, çok tatlı film:)))

Hayata İyi Seyirler...

19 Mayıs 2013 Pazar

"Adem'in Trenleri" Nereye Gider???

Nurgül Yeşilçay'ı ilk gördüğümüz yer çoğu insanın hatırlayacağı gibi "İkinci Bahar" dizisiydi. Şahsen ben hanımefendiyi bizim kampüste görmüştüm. O zaman öğrenmiştim aynı üniversitede okuduğumuzu. Çıtı pıtı bir kızdı. Salaş ve rahat bir tavrı vardı. Çok hoştu yani.

Sonra bir gün bir de baktım Cem Özer'le evleniyor. Hiç konduramamıştım, ama öyle alelacele evlenivermişlerdi. (Yanlış anlamayın, Cem Özer'i severim ben. Çocukluğumun komik adamı.) Aceleye gelmişti yani. Sanki film gerçek olmuştu. Hangi film mi?

2007 yapımı "Adem'in Trenleri" adlı drama filmi. Filmimize bir bakalım, ne dediğimi anlayacaksınız. Filmde Hasan Hoca ve Hacer, bir çocuklu evli bir çifttir. Trenle geldikleri köyde imam yoktur. O yüzden Hasan Hoca Mübarek Ramazan Ayı boyunca o köyde imamlık yapmaya soyunur. Ancak bu tuhaf çift köylünün dikkatini çeker. Zira Hasan Hoca orta yaşlı huysuz, suratsız ve hatta hart hurt bir adamken Hacer genç, güzel ama içe kapanık bir kadındır. Zamanla Hacer köylü kadınların arasına karışmaya ve samimiyet kurar. Ama Hasan Hoca köylüyle kaynaşmamayı ve gece gündüz ibadet etmeyi tercih eder. Köy halkı bu tuhaf çiftin gizemini çözmeye çalışırken çok dramatik bir gerçek gün yüzüne çıkar. Artık Hacer ve Hasan Hoca için çok büyük bir imtihan başlar ve köy halkı da bu sınava ortak olacaktır.

Filmi daha önce izlemiş ve sonunu biliyor olmama rağmen bir kez daha izledim ve yine çok etkilendim. Çok acı, çok üzücü bir hikaye. Pek romantik biri değilimdir ama kalpsiz de değilim tabi ki.

Filmi izlerseniz Nurgül'le Cem'in hikayesinin Hacer ve Hasan Hoca'nınkine ne kadar çok benzediğini anlayacaksınız. İzleyin, ağlayın.

Hayata İyi Seyirler...